Zor olsa da Gençlik Gücü kazanmayı bildi
Gençlik Gücü, geçtiğimiz hafta son dakikada bulduğu golle aldığı kritik galibiyetin moraliyle sahasında Alsancak Yeşilova’yı ağırladı. Ligde dalgalı bir grafik çizen Yeşilova karşısında hedef üç puan ve son 180 dakikaya hatasız girmekti.
Ancak rakibin belirsiz kimliği, ev sahibi adına en büyük soru işareti. Ne zaman ne yapacağı kestirilemeyen Yeşilova, sürpriz sonuçlara açık yapısıyla dikkat çekiyordu. Bu nedenle Gençlik Gücü için sadece kazanmak değil, oyunun kontrolünü baştan sona elinde tutmak da belirleyici olacaktı.
Gençlik Gücü maça son derece istekli ve ne yaptığını bilen bir görüntüyle başladı. Turan Altay, karşılaşmaya iyi başlayıp skoru erken almanın öneminin farkında olarak takımını buna göre hazırlamıştı. Oyuncu tercihleri ve oyun planı tamamen bu hedef doğrultusunda şekillendi.
Golü bulana kadar baskıyı oldukça önde kuran Gençlik Gücü, golün ardından ise geçiş oyununa yönelerek ikinci bölgede beklemeyi tercih etti. Hızlı hücumlarla farkı artırma planı, ilk yarının son dakikasında sonuç verince hem soyunma odasına iki farklı üstünlükle gittiler hem de rakibin direncini büyük ölçüde kırdılar.
Ligin bu bölümünde böyle bir rakibe karşı oynayıp, hafta içindeki kupa maçını bile düşünebilecek kadar rahat bir galibiyet alacaklarını muhtemelen kendileri de beklemiyordu. Ancak bu durumu yalnızca rakibin zayıf direncine bağlamak doğru olmaz. Oyuncuların fiziksel gücü ve mental dayanıklılığı da galibiyette belirleyici rol oynadı.
Özellikle Gençlik Gücü hücum oyuncularının kolay pozisyonları harcamaları rakiplerini tekrar maça döndürse de kaleci Kemal Bağbal’ın kurtarışları şampiyonluk yolunda bir engeli daha aşarak geri sayıma devam etmelerinde rol oynadı. Bununla birlikte, oyun tempolarını biraz daha yükseltmeleri hem ligin son haftaları hem de kupadaki hedefleri açısından büyük önem taşıyor.
Yeşilova ise baskı hissetmeden oynamanın verdiği rahatlıkla zaman zaman etkili bir görüntü sergiledi. Özellikle hücum organizasyonlarında Weston’ın şut yerine fazladan tercih yaptığı anlar, takımın gol bulmasını engelleyen en önemli faktörlerden biri oldu.
Her ne kadar savunmada derinde beklemek oyun planlarının bir parçası olsa da orta sahada üstünlük kurmakta zorlandılar. Topa sahip oldukları bölümlerde ise son paslardaki basit hatalar, pozisyonları sonuçlandıramamalarına neden oldu.
Geçiş yakaladıkları anlarda yapılan pas hataları sonucu kaybedilen topların kalelerinde ikinci gol olarak dönmesi, takımın oyun disiplininden tamamen kopmasına yol açtı ve devreye iki farklı geride girdiler.
Oyuncu performanslarının oldukça dalgalı olması dikkat çekti. Sezonun sonuna doğru hedefsiz kalan bir takım görüntüsünden çıkamadılar. Yakaladıkları fırsatları değerlendirme konusundaki isteksizlikleri, ligin genel dengesi açısından da belirleyici olabilir. Kalan maçlarda bu görüntüden uzaklaşmaları büyük önem taşıyor.
Hakem değerlendirmesi; Şakir Azizoğlu, Emre Çevikdal ve Cem Öksüzoğluları ligin belki de en rahat maçını yönettiler. Çok sakin ve saha içinde oyunculara diyalogları çok iyiydi. Kendileri adına güzel bir maçı geride bıraktılar.
Maçın adamı: Gençlik Gücü kalecisi Kemal Bağbal sadece bu maç için değil ligin tamamında gösterdiği performansla takımının en değerli parçası olduğunu kanıtladı.



.gif)

