Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Şiddet spora da bulaştı

A+A-

Şiddet sarmalı her bir yanı sardı...

Peşi sıra işlenen cinayetler, darp olayları, taciz ve daha nice suçları konuşmadığımız gün neredeyse yok gibi.

Ve bu şiddet, ne yazık ki sporumuza da bulaşmış durumda.

Önceki gün Digiturk Kıbrıs BTM 1. Lig ekiplerinden Binatlı ile Tepebaşı arasında oynanan hazırlık maçında yaşanan olaylar toplumsal şiddetin futbola yansımasının en belirgin göstergesi oldu.

Mücadelenin ikinci yarısının henüz başında taç atışı kullanamaya giden Binatlı oyuncusu Özsusuzlu, Tepebaşı oyuncusu Alpay Eminoğlu’nun şiddetine maruz kaldı.

Özsusuzlu’nun başına vuran Eminoğlu, olayın devamında yerde yatan genç futbolcunun başına basmak suretiyle ağır yaralanmasına sebep oldu.

Ambulansla hastaneye kaldırılan gen futbolcunun boynunun kırıldığı öğrenildi.

Öncelikle…

Aytan Özsusuzlu kardeşimize çok ama çok geçmiş olsun.

Kendisine, ailesine, Binatlı camiasına ve sevenlerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur ve yeniden yeşil sahalara döner.

Ama bugün bizim konuşmamız gereken yalnızca Aytan’ın yaşadığı talihsiz olay değildir.

Bugün asıl konuşmamız gereken, şiddetin sporun içine nasıl bu kadar kolay sızabildiğidir.

Çünkü artık bu ülkede şiddet haberlerine şaşırmamaya başladık.

Sokakta, okulda, evde, trafikte, iş yerinde, tribünde, futbol sahasında…

Şiddet hayatımızın neredeyse her alanına dokunuyor.

İşte tehlike tam da burada başlıyor.

 

***

Spor, toplumun aynasıdır

Futbol yalnızca sahada ter döken futbolcuların bir topun peşinden koştuğu bir oyun değildir.

Futbol aynı zamanda toplumun buluşma alanıdır.

Bu nedenle futbol sahasında yaşanan şiddeti yalnızca “futbolun problemi” olarak görmemek gerekir.

Çünkü sahadaki şiddet, çoğu zaman toplumdaki şiddetin bir yansımasıdır.

 

***

Birbirimize tahammülümüz azalıyor.

Eleştiriye tahammül edemiyoruz.

Karşı tarafın farklı düşünmesine tahammül edemiyoruz.

Trafikte birbirimize saldırıyoruz.

Sosyal medyada birbirimizi linç ediyoruz.

Gündelik hayatın içerisinde öfkemizi kontrol etmekte zorlanıyoruz.

Sonra bütün bu öfke, futbol sahasına geldiğinde karşımıza “rekabet” adı altında çıkıyor.

Oysa rekabet başka şeydir, şiddet başka…

Rakip olmak başka şeydir, düşman olmak başka…

Futbol kavga yeri değildir

Bir futbolcu rakibine sert müdahale edebilir.

Hakem hata yapabilir.

Tribün tepki gösterebilir.

Bir maçın tansiyonu yükselebilir.

Bunların hepsi futbolun içerisinde olabilir.

Ama yerde yatan bir insana saldırmak, onun sağlığını ve hayatını tehlikeye atacak eylemlerde bulunmak hiçbir şekilde futbol değildir.

Bunun adı rekabet değildir.

Bunun adı mücadele değildir.

Bunun adı kazanma hırsı hiç değildir.

Bunun adı şiddettir.

Ve şiddetin sporda hiçbir mazereti olamaz.

Hiçbir forma, hiçbir takım, hiçbir skor, hiçbir şampiyonluk, hiçbir kupa, hiçbir alkış bir insanın sağlığından daha değerli değildir.

 

***

Futbol Federasyonu yaşanan olayı bütün yönleriyle incelemeye aldı. Gerekli disiplin süreçleri işletmeye başladı.

Ama mesele yalnızca ceza vermek değildir.

Biz artık cezadan önce kültürü değiştirmek zorundayız.

Bu noktada da hepimize büyük görevler düşüyor.

Çünkü tribünde küfür eden baba, çocuğuna “spor ahlakı” anlatamaz.

Hakeme saldıran yönetici, futbolcusundan saygı bekleyemez.

Rakibini düşmanlaştıran taraftar, gençlere “dostluk” dersi veremez.

 

***

Güvenlik planı önemli ama tek başına yetmez

Tam da bu tartışmanın ortasında, Polis Genel Müdürlüğü ile Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu arasında gerçekleştirilen görüşmeden çıkan ortak güvenlik planını önemli buluyorum.

PGM Genel Müdürü Ali Adalıer ile KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu’nun görüşmesinde, sahalarda yaşanan şiddet, küfür, kavga ve taşkınlıkların önlenmesi için alınacak tedbirler ele alındı.

Üstelik plan yalnızca olay çıktıktan sonra müdahale etmeyi hedeflemiyor.

Riskli karşılaşmaların önceden belirlenmesi, maç öncesi, maç sırası ve maç sonrasında polis ile federasyon arasında koordinasyon sağlanması, tribün ve saha çevresinde güvenlik önlemlerinin artırılması, girişlerde kontrollerin daha etkin yapılması ve olay çıkaran kişilerin tespit edilerek gerekli yasal süreçlerin işletilmesi planın önemli başlıkları arasında.

Bu yaklaşım önemli.

Şiddeti önlemek, şiddet gerçekleştikten sonra ceza vermekten daha değerlidir.

Bu kararlılıkla uygulanmalı ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı.

Dilerim bu yaşananlar son olur ve bir an önce şiddet sarmalından çıkıp, huzurlu günlere k

Bu yazı toplam 69 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar