Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Sarı-lacivert penceremden: Heyecanlı ama kısır başlangıç

A+A-

Doğan Türk Birliği - Cihangir karşılaşmasında tabelayı değiştiren çıkmadı; heyecan dozu hissettiren ancak üretkenlikten uzak, tam da sezonun o karakteristik "ilk maç" tutukluğuna teslim olan bir mücadele izledik.

Rengini ve hafızasını yakından takip ettiğim Doğan’ın penceresinden bakarak, biraz da okurun hoşgörüsüne sığınarak ağırlıklı olarak sarı-lacivert bir eksende kaleme alacağım satırlarımı...

Evladım gibi gördüğüm SporYeni projesi, dijital spor yayıncılığına özgün bir alan açmasını istemiştim. O nedenle bu mecrada, izleme olanağı bulduğum Doğan maçlarını  yorumlamak isterim.

Öncelikle Cihangir cephesine ayrı bir parantez açmak şart.

Kadroda yitirilen kritik isimlere karşın son derece disiplinli, taktik sadakati yüksek bir takım inşa etmeyi başarmışlar.

Bütçeyi rasyonel kullanırken, özellikle savunma kurgusundaki disiplinleri çok iyiydi. Topa sahip olma oranında geride kalsalar da oyunun kaderini değiştirmeye, galibiyeti koparmaya çok daha yakın pozisyonlar ürettiler.

Doğan'da yeni bir hoca var: Nazım Aktunç. Oyun aklını beğendiğim, takdir ettiğim bir teknik adam.

İlk sınavda biraz daha cesur, inisiyatif alan bir yaklaşım sergileyebilirdi.

Beklerinizi hücuma entegre etmeden, savunma çizginizi öne çekmeden rakip yarı alanda çoğalmanız ve oyunu domine etmeniz kolay değil. Ayrıca Babacar’ı bir "uzun top hedefi" olarak görüp sürekli şişirme toplara bel bağlama kolaycılığının kalıcı bir oyun alışkanlığına ya da ana taktiğe dönüşmemesini temenni ediyorum.

Ama asıl takıldığım orta sahadaki üçüncü yabancı hakkının Amos’tan yana kullanılması. Fiziksel varlığına rağmen teknik kapasitesi oldukça dar, sıradan bir ön libero profilinin ötesine geçemeyen, fazlasıyla "ortalama" bir performans izletti bize. Oysa Niba kadroda tutulabilirdi. Sena hamlesiyle stoper hattı zenginleşmiş olsa da Niba, savunma önündeki çapa görevini üstlenebilir; yüksek oyun aklı, pas kalitesi ve duran toplardaki skorer kimliğiyle takıma ciddi bir derinlik katabilirdi.

Hatta Billy dahi Amos seçeneğine kıyasla çok daha verimli bir katkı sunardı. Yine de kesin yargılara varmadan önce devre arasına dek sabırla beklemek ve süreci gözlemlemek gerekiyor.

Doğan'ın üretkenliğini sanırım Erhun’un meziyetlerinden ve oyun aklından ne denli yararlanabileceği belirleyecek. Kaliteli ve potansiyelli bir kadro mevcut; zamanla oyun ritminin ve kolektif aklın daha yukarı taşınacağı aşikâr.

Karşılaşmanın hakemi Turgay Misk’e de bir çift söz söylemeden geçmek olmaz. Uluslararası standartlarda maç yönetebilecek yeteneğe ve pozisyon süzme yetisine sahip; ancak düdüğünü adeta sahayla kavga edercesine, "bağırır çağırır" sert bir üslupla kullanmasına hiç gerek yok.

Son olarak Cihangir ev sahipliğine dair bir not... Misafir tribününün durumu oldukça atıl kalmış. Misafirperverliğin ve nezaketin bir gereği olarak, bu tribünün genişletilmesi ve üzerinin kapatılması şart.

Bu yazı toplam 85 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar