“Böyle bir sınav keşke vermeseydik”

“Böyle bir sınav keşke vermeseydik”

Adıyaman’daki üzücü felaketin yakın tanıklarından biri de Tenis Federasyonu Başkanı Hasan Gazioğlu oldu

A+A-

Türkiye’de gerçekleşen deprem felaketi ve özellikle Gazimağusa Türk Maarif Koleji kafilesinin Adıyaman’daki İsias Otel enkazında hayatını kaybetmesinin derin üzüntüsü devam ediyor. Arama kurtarma çalışmaları esnasında otel enkazı yanında bulunan bir kişi de Kuzey Kıbrıs Tenis Federasyonu (KKTF) Başkanı Hasan Gazioğlu’ydu. Gazioğlu, Adıyaman’da yaşadıklarını YENİDÜZEN’e anlattı, “Böyle bir sınavı keşke vermeseydik” dedi. “Burada ciddi bir suç ve cinayet var. Bunun hesabı sorulana kadar başka derdimiz yok” diyen Gazioğlu, “Ailelerin yüreğine bir nebze su serpilmesi için buna sebep olan insanlar yargılanmalı. Takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

 

Adıyaman’da bulunma sebebinin iki tane kardeşi gibi olan eski arkadaşının çocuklarının enkaz altında olması olduğunu aktaran Hasan Gazioğlu, oradaki bir arkadaşından otelin durumunu öğrenince kayıtsız kalamayıp gittiğini belirtti. “Üçüncü gün gittim. İki tane kardeşim kadar yakın arkadaşım dedim ama geriye kalan bütün kafilenin yüzde seksenini de çok yakından tanıyordum” diyen Gazioğlu, “Adıyaman’ı komple gördüm. Orada gerçek anlamda arama kurtarma bir tek bizim olduğumuz yerdeydi. Orada bulunmak için bir diğer nedenim de bu insanlar gerçekle yüzleştiğinde ve Kıbrıs’a dönme vakti geldiğinde yanlarında durmak, acılarını paylaşmak, destek olmak içindi” ifadelerini kullandı.

 

İlk gittiği gün gördüğü manzarayı Will Smith’in “I am Legend” filmi sahnesi gibi olduğunu söyleyen Gazioğlu, “Her yer de küçük küçük ateşler yanıyordu, her yer yıkık, karanlık. Çöpler her yerde, darmadağın bir şehir. Fakat üzüldüğüm nokta, Adıyaman’da bizim otelin yan tarafında dört bina daha vardı. Beşinci, altıncı binaların camları bile çatlamadı. Avrupa Birliği’nin çelik konstrüksiyonlu yaptığı cam bir bina vardı. Onun yan tarafında da doğal mermer kaplı dekor amaçlı bir duvar vardı. Üzerinden bir tane mermer düşmedi” dedi.

 

İsias Otel’in kendi tabiri ile “Un ufak olduğunu” aktaran Gazioğlu, “Çocuklarımıza hiçbir yaşam alanı tanımadı. Son Evren kardeşimizi tahmin ettiğimiz yerden çıktı. Mehmet Sabancı’nın tahmin ettiği bir bölüm vardı, kendi çocuğu da oraya yakın bir yerdeydi. Sürekli orayı söyledi, kendi çocuğu oraya düşmedi ama Evren oraya düştü, oradan çıktı. Beşinci gün sonunda Evren oradan canlı çıktı ama yolda giderken onu da kaybettik” ifadelerini kullandı.

hasan-gazioglu2.jpg

İlk gün giden ailelerin çaresizlik içinde bina üzerinden tek tek taş toplamaya başladığını, girecek yer aradığını öğrendiklerini söyleyen Hasan Gazioğlu, “Hepimiz okuduk. 18 saat yardım gelmedi. Duygusal değilse baktığın, gördüğün şeyin ne olduğunu anlayacak durumdaysan o enkazdan insanların sağ çıkmayacağını aileler de kabullenmeye başladı. Zaten ben gitmeden önce enkazdan bazı cenazelerimiz çıktı. Benim gittiğim uçakla döndüler. Benim en çok üzüldüğüm, empati yaptığım nokta o oldu” dedi.

“En üzücü tarafı, karşınızda bir enkaz var, içinden tek parça çocuğunuzu alıp gitme düşünceniz var” diyen Gazioğlu, “Canlı çıkacak umudunuzu yitiriyorsunuz ve bedenine bile ulaşmakta beklentiniz var. Benim en yakın arkadaşımın çocuğu en son çıktı. Bunlar çok acı, Allah kimseye vermesin” şeklinde konuştu.

 

Adıyaman’da gördükleri manzaranın içler acısı olduğunu ancak profesyonelce çalışılan tek binanın İsias Otel olduğunu aktaran Hasan Gazioğlu, “Sivil Savunma ekibi, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı arama kurtarma ekibi 24 saat hiç durmadan çalıştı. İki bakanımız yanımızdan ayrılmadı. Kıbrıs’ın Türkiye Büyükelçisi İsmet Korukoğlu yanımızdan ayrılmadı, moral vermeye çalıştılar, yardımcı olmaya çalıştılar” dedi.

Ekiplerin kaşık kaşık enkazı kazdığını, “Neden çocuklarımız bu kadar geç çıkarıldı?” şeklinde yorumlar okuduğunu söyleyen Gazioğlu, “İnanın o binadan tespit edildiğinde bir çocuğumuz, çıkarılması 2-2,5 saat buluyordu. Ailesine ne kadar düzgün teslim edilirse diye ekipler çok uğraştı. Gerçekten kahraman diyebiliriz, hakları ödenmez” açıklamasını yaptı.

 

“Böyle bir sınav keşke vermeseydik” diyen Hasan Gazioğlu, “Ama verdiğimiz sınavda ilk gün geç kalındı diye eleştiriler oldu. Evet, geç kalınmış olabilir ama göz ardı edilen şöyle bir şey de var; Adıyaman Havalimanı beş parklık bir havalimanı. Biz inerken iki saat havada döndük iniş izni için ve muhaceret yok. Ne mühür, ne bir şey, Türkiye’ye girişimize hiçbir işlem yapılmadı. Bizim siyasi erkimiz de bu konuda girişim yaptığı zaman, biraz oturup düşünmek lazım. 85 milyonluk bir ülkede 10 tane il darmadağın olmuş vaziyette. Ülkedeki yönetim de öyle. Sizin taleplerinize erken dönüş yapmamış olabilirler. Havalimanında inişinize izin vermeyebilir ki bu krizin olduğunu da öğrendik. Bu 18 saat geç kalınmış bir süreydi ama aldığımız ilk duyum çocuklarımızın olay anında yaşamını yitirdiğiydi. Öyle düşünülüyordu. Şanslı olan Evren kardeşimizdi, o da tahmin edilen bir ara kanala düştü. Onun dışında tüm çocuklar yatağında, şiltesi ile bulundu” ifadelerini kullandı.

 

“Çok üzücü, doğal afet olarak bunu algılayamam” diyen Gazioğlu, “Burada ciddi bir suç ve cinayet var. Bunun hesabı sorulana kadar başka derdimiz yok. Ülke kenetlenmiştir, hesabının takipçisi olacağız. Özellikle Mağusa’da öfke çok büyüktür. Mağusa’daki insanların acısı çok büyüktür. Yarın öbür gün orada açılacak bir Türk Maarif Koleji var. Okul nasıl açılacak? Bunların hep düşünülmesi gerekir. Bu insanların tutuklanıp yargılanması gerekir ki, bunun bedeli bu değildir, en azından ailelerimizin yüreğine su serpilsin, acıları bir nebze olsun hafiflesin. Mutlaka ülke siyasimizin, halkımızın, kamuoyunun bu baskı unsurunu yaratması ve takipçisi olması gerekiyor. İnşallah diğer konularda olduğu gibi belli bir sürede bunu da unutmayız. Söz verdik, bu adamlar hapiste olmadan biz bu olayın bir gün bile peşini bırakmayacağız” dedi.

 

Yaşadıklarından çok şey öğrendiğini “Aslında bizim hiç derdimiz yokmuş” diyerek ifade eden Hasan Gazioğlu, “Biz çok güzel bir ülkede, çok güzel yaşayan, evet belli sıkıntıları olan, bu sıkıntıları zor zamanda olduğu gibi düzgün zamanda kenetlenerek aşabilecek bir halkız. İnşallah bundan ciddi bir ders çıkarırız. Birbirimizle uğraşmaz, sahip çıkarız. Ben bundan sonra beni bir şey kolay kolay üzemez dedim” ifadelerini kullandı.

 

Gördüklerinden sonra kendisini artık bir şeyin kolay kolay üzemeyeceğini aktaran Gazioğlu, “Arkadaşlarımın yaşadığı üzüntü, acının boyutu çok büyük. Herkese tavsiyem, evlatları ile kaliteli vakit geçirsinler. Bugünden yarına ne olacağı belli değil. Bu Şampiyon Meleklerimizi de mutlaka analım. İsimlerini hiç unutturmayalım, gelecek nesillere anlatalım. Bunlar başarılı, seçilmiş çocuklardır. Hem akademik hem sportif yönden başarısı olan çocuklardır. Maalesef pırlanta gibi 29 tane çocuğumuzu kaybettik” dedi.

 

Yaşamını yitiren oyuncuların voleybol oyuncusu olmasına karşın aralarında lisanslı olmasa da tenis oynayan çocukların olduğunu belirten Gazioğlu, “Federasyon olarak henüz herhangi bir adım atmadık. Açıkçası işin tenis boyutunu düşünecek ruh halim de henüz yok. Depremzedelere yardım ve çocuklarımızın adını yaşatma konularını mutlaka değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

 

Devam eden SBC Boru 16 Yaş Tenis Ligi’nin olduğunu aktaran Gazioğlu, “SBC Boru’nun sahibi bahsettiğim arkadaşım Mehmet Sabancı. Çocuğu Mustafa Sabancı’yı bu olayda maalesef kaybetti. Bu çocuklarımızın mutlaka isimlerini her yerde yaşatacağız, unutturmamamız lazım. Federasyon olarak üzerimize ne düşerse yapacağız. Diğer federasyonlarımızın da yapmak istedikleri var, paylaşıyoruz. Bin prefabrik bir konut çalışması var, onu takip ediyoruz.

Ailelerimin orada çocuklar adına kurulacak bir vakıf konusunu konuşuyordu. Yasal sürecin takip edileceği, tazminat davası açılacağı, oradan elde edilecek gelirin de kurulacak vakfa aktarılması konusu. Bu vakfın çalışmalarıyla doğal afetlerde etkilenen, ihtiyaçlı çocuklara yardım yapılması gibi şeyler konuşuldu. Biz hem Tenis Federasyonu, hem de ben Hasan Gazioğlu olarak böyle bir vakfın var olması için elimden geldiğince mücadele edeceğim” ifadelerini kullandı.

 

Bu haber toplam 1120 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.