
“Gençlerimiz sorunlardan dolayı gelişemiyor”
Değirmenlik’in kaptanı Hüseyin Sadıklar, “Futbolun güzelliklerini, oyuncularımızın yeteneğini konuşmak dururken, biz maç yayınlarını, futbol oynamaya elverişli olmayan sahaları konuşuyoruz. Ne yazık ki futbolumuz gelişmiyor" dedi.
Hüseyin ÖZBARIŞCI
Ülkemiz tecrübeli futbolcularından Hüseyin Sadıklar, ülke futbolunun birçok sorunu olduğuna vurgu yaparak, gelişim göstermek adına bu sorunları çözmek gerektiğini söyledi. Ülkemizde yetenekli futbolcular olduğunun altını çizen Sadıklar, söz konusu sorunlar nedeniyle yeteneklerin arka planda kaldığını ifade etti.
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği tarafından iki yıl üst üste “Yılın Spor Röportajı” ödülüne layık görülen YENİDÜZEN ve SPORYENİ’nin röportaj serisi SPORUN İZİNDE yazı dizisinin bu haftaki konuğu Değirmenlik futbolcusu Hüseyin Sadıklar oldu. Futbolculuk kariyerinde birçok kez şampiyonluk yaşayan Sadıklar, hem ülke futbolunun durumunu, hem de kendi kariyerini anlattı. Futbolculuk kariyerini noktalamasının ardından bir dinlenme sürecine gireceğini belirten Sadıklar, ülke futbolundan kopamayacağını ifade etti.
Milli takımın CONIFA 2026 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda şampiyonluğunu da değerlendiren Değirmenlik kaptanı, “Biz de bu yollardan geçtik. Şu anda yapılacak en iyi organizasyon buydu, onu da en iyi şekilde gerçekleştirdik. Hepsiyle gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.
Kariyerinizi kısa bir özetleyebilir misiniz?
“Futbola 1998 yılında Mağusa Türk Gücü’nün genç takımında başladım. 2003’te de A takım seviyesine yükseldim. Uzun yıllar MTG’de oynadım. 2005-2006 sezonunda kazandığımız tarihi bir şampiyonluk var. Daha sonra Yenicami’ye geldim. O transfer o dönemin en doğru transferiydi. Orada kariyerimin en başarılı yıllarını yaşadım. Arada başka takımlar da oldu. (Küçük Kaymaklı, Bostancı Bağcıl). Son yıllarda Göçmenköy ve şimdi de Değirmenlik. Artık sona doğru geliyoruz. Geriye dönüp baktığımızda yakaladığımız başarılar yanında, başarısızlıklar da var. Finalleri kazanmadan önce çok kaybettim. Ama güzel bir futbol kariyerim oldu.”
“Şu an için hedef koymak erken…”
Değirmenlik yeniden Süper Lig’e yükseldi, nasıl bir sezon hedefliyorsunuz?
“Son 3 sezondur Değirmenlik’teyim. Bilindiği üzere çıkıp düştüğümüz anlar oldu. Geçen yıl yeniden Süper Lig’e çıktık. Takımın ait olduğu yer Süper Lig’di. Sezon açılışımızı yaptık ve çalışmalarımız sürüyor. Şu an net olarak hedef koyacak durumda değiliz. Henüz daha bitmeyen transferler var, yabancı denemelerini bitirmedik. O yüzden şu an için hedef belirlemek çok erken diye düşünüyorum. Bunun yanı sıra, takımdaki arkadaşlığın iyi olduğunu, futbolcu-hoca veya futbolcu-yönetim-hoca ilişkisi üst seviyede olduğunu söyleyebilirim.”

“Bıraktıktan sonra bir dinlenme süreci olacak”
Futbolculuk kariyerinizi noktaladıktan ne yapmayı düşünüyorsunuz?
“Açıkçası herkes bana antrenörlük yapıp yapmayacağımı soruyor ama benim şu an için antrenör olma gibi bir düşüncem yok. Çok uzun yıllardır futbolun içindeyiz. Kopmak bizim için zor olacak ama ilk etapta bir dinlenme gibi bir düşüncem olacak. Çünkü haftanın 6 günü sahalardayız. Bu durum bazen kendi özel yaşamınız da sıkıntılara yol açabilir. Bıraktıktan sonra belki bir yıl dinlenirim, sonrasında yöneticiliği tercih ederim gibi duruyor.”

“Futbolun güzelliklerini değil, hep sorunları konuşuyoruz”
Ülke futbolunun sorunları size göre nelerdir?
“Ülke futbolunda uzun yıllardır süregelen bir sabitleşmiş sistem var. O, biraz ülke futbolundaki bakış açısını usandırdı. Bu yıl sistem değişikliği oldu. O sisteme yeni bir heyecan gelecek. Sistem değişikliği bir futbolcu olarak beni heyecanlandırdı açıkçası. O açıdan sistem değişikliğini olumlu buluyorum. Bunun yanı sıra ben daha farklı iki noktaya değinmek istiyorum. Günümüzde futbolun iki önemli unsuru vardır. Biri PR (reklam) meselesi, diğeri de oynadığımız sahaların kalitesi. Bugün dünyaya baktığımız zaman dünya futbolu çimin santimetre boyunu bile ölçer pozisyona geldi. Ama biz maalesef daha sahalara ekilen çimin futbol oynamaya elverişli olmadığını görüyoruz. Futbol oynadığımız sahaların durumu maalesef pek iç açıcı değil. Burada futbolun güzelliği çıkmıyor. Maç yaptığımızın sahaların daha fazla olması, zeminlerin de pas yapmaya müsait olması lazım. Bana göre Atatürk Stadı futbol oynamaya elverişli bir saha değildir. Güzel zemin demek, güzel oyun demektir. Zeminlerin yanı sıra, futbolumuzun reklamını yapamamamız, futbolu pazarlayamamamız da ön plana çıkıyor. Ben 25 yıldır futbol oynuyorum, 25 yıldır aynı kameralarla çekilen canlı yayınlar var. Canlı yayınlar nedeniyle ülke futbolu bugün ulaşılabilir veya konuşabilecek bir noktada değildir… Ben canlı yayında oturup maç izlediğimde oyuncunun adını, maçın skorunu, topun hangi oyuncuda olduğunu bilmiyorum. Ofsayt çizgisi yok, gol tekrarı, faul tekrarı yok. Maç yayını çok önemli bir konudur. Biz hala daha “final” dediğimiz maçları bile yayınlayamıyoruz. Siz basın mensupları haftanın maçlarını sağlıklı bir şekilde yorumlayamıyorsunuz. Bizim bunu aşmamız lazım. Daha profesyonel şekilde yapmamız lazım. Buna çözüm bulunmalı… Yıl 2026 oldu ama biz ne yazık ki bu konuda ilerleyemedik. Umarım bu yıl bir yenilenme olur ve bunu aşmayı başarırız.
Bunun yanı sıra, herkes Spor Bakanlığı olması gerektiğini söylüyor. Bu ülke de bir de yeni bir sponsorluk yasası konuşulması lazım. Bu ülkeye yatırım yapmak isteyen birçok şirket vardır. Mevcut haliyle zaten böylesi şirketler vardır ama bu sayının artması lazım. Bunu destekleyecek adımlar atılmalı. Bu konu federasyonu aşan bir konu. Siyasi iradeyle olabilecek bir şey. Ülke futbolunu geliştirmemiz lazım. Gençlerimiz çok yetenekli ama yaşadığımız sorunlardan dolayı bir türlü gelişim gösteremiyoruz. Futbolun güzelliklerini, oyuncularımızın yeteneğini konuşmak dururken, biz maç yayınlarını, futbol oynamaya elverişli olmayan sahaları konuşuyoruz. Bunları toparlarsak ülke futbolu daha iyi bir noktaya gelecektir.”

“Şu an için en iyisi bu… Gurur duyduk”
İtalya’daki milli takım şampiyonluğunu nasıl yorumlarsınız?
“Bu yollardan biz de geçtik. Şu an için futbolcuların en iyi motivasyon kaynağı bu turnuvadır. Umarım, Avrupa kupalarında oynamayı ölmeden görebiliriz. Biz yaşayamadık ama çocuklarımızın yaşamasını ümit ediyoruz. Şu anda yapılacak en iyi organizasyon buydu, onu da en iyi şekilde gerçekleştirdik. Hepsiyle gurur duyuyoruz. Bunun sürekli hale gelmesi lazım. Başka kapılar da aramamız lazım diye düşünüyorum.”
“Teknik direktör ve antrenörlerimiz kendini geliştirdi”
Oyuncu eğitimi konusunda sizce ne noktadayız?
“Günümüzdeki antrenörler ve teknik direktörler kendilerini çok geliştirmiş durumdadır. Dünya futbolunu takip ediyorlar ve günden güne kendilerini geliştiriyorlar. Ben bu konuda iyi noktada olduğumuzu düşünüyorum. Bu durum, hem bireysel olarak futbolculara, hem de takımsal olarak oyunlara da olumlu bir şekilde yansımış durumdadır.”







.gif)


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.