Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

“Bizim kaybedecek bir neslimiz daha yok”

A+A-

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman, Pazar akşamı Kıbrıs Genç TV’de yayınlanan “Vizyon Futbol” programına konuk oldu ve Haldun Oktay ile Hüseyin Kıral’ın sorularını yanıtladı.

            Dikkat ettim de Erhürman, her ziyaretinde, her konuşmasında sporcularımızın ve sporumuzun dışa açılımı konusunda da açıklamalarda bulunuyor, Cumhurbaşkanlığı Vizyonu içerisine sporu da dahil ediyor. Cumhurbaşkanlığı altında, bir spor komitesi kurulmasından bahsediyor.

            Kıral ve Oktay’ın karşısında izlerken, daha da netleşti kafamdaki Erhürman’ın spora dair düşünceleri, daha bir kendinden emin ve kararlı gördüm, açıkçası bundan çok da mutlu oldum.

            Cumhurbaşkanlığı makamının çok büyük sorumlulukları olduğunu, bu sorumluluklarının başında Kıbrıs sorununu çözmek, çözerken de diğer tüm alanlarda Kıbrıs Türk halkının önünü açmak ve onları dünyayla buluşturmak gibi önemli sorumlulukları olduğunu söyledi.

 

tufan.jpg

            Spor politikasının bir devlet politikası olması gerektiğine vurgu yaparken de, sürekli değişen hükümetlerin, spor politikalarının da değiştiğini, ondan dolayı da istenilenin, arzulanılan işlerin yapılamadığını vurguladı. Bir de kendi Başbakanlığı döneminden örnek verdi ve Spor Yasası’nı söyledi.

            Şu anda ülke sporunun durmasının tek sorumlusunun pandemi sürecini başarısız yürüten hükümet olduğunun altını çizen Erhürman, Cumhurbaşkanı’nın bu süreçlere liderlik etmesi gerektiğini vurguladı.

            Diğer adaylardan da spora değinenler oluyor, ancak altını en çok dolduran adayın Erhürman olduğunu söylemeleyim. Ancak şunu da belirtmeliyim; seçimi kim kazanırsa kazansın, bakılmaksızın, yapılması gerekenlerin birtamam yapılması gereken bir makamdır Cumhurbaşkanlığı… O aday demişti de şimdi ben yapmam değil, yapılması gerektiği için, gerekirse birlikte de çalışılarak bu toplum için yapılmalıdır.

            Yeterince zaman kaybettik zaten, bu çözümsüzlük içinde… Ve yine Erhürman’ın sözü ile bitirelim, “Bizim kaybedecek bir neslimiz daha yok”

 

 


 

Su altında bir ömür

 

            Eski dalgıç Memduh Uğur Pars, Mesarya Gazetesi’nin Ekim 2020 sayısına konuştu. Denizde geçen bir ömrün, hikayesi aslında satırlar arasında gizlenen, o yüzden denize aşık biri olarak, daha bir keyifle okudum bu röportajı. Zaman zaman da halimize öfkelendim.

pars.jpg

            Yurtiçinde ve yurtdışında birçok yarışmaya katılan Pars, ülkenin tanınmamışlığının acı faturasının günün sonunda sporculara kesildiğini söylediği röportajında, “Ülkemizde birçok spor dalında çok başarılı, yetenekli sporcularımız var. Maalesef bu politik engel, bir sporcunun karşısına çıkan en büyük engeldir. Çünkü sporcu belirli bir yere kadar başarı gösterir fakat politik engel karşısında tıkanır ve kalır” dedi.

            Türkiye’de yaşadığı bir yarışma anısını ve hayal kırıklığını da anlatan Pars, 40-50 farklı ülkenin yarışacağı bir müsabakaya, büyük heyecan ve yoğun hazırlıkla gittiğini, ancak orada diğer ülkelerin KKTC adına yarışmasına itiraz ettiğini ve o yarışlara katılamadığını anlattı.

            İşte sporumuzun ve sporcumuzun önünde duran en büyük sorun; “tanınmamışlık”.

            Yani tek derdi, sporunu yapmak isteyen insanlarımıza uygulanan bu engeli aşmak adına, artık nesilleri yiyen bu çözümsüzlüğü ortadan kaldırmalıyız.

 


 

 

Bisiklete talep arttı

 

            Son dönemde okuduğum en güzel haberlerden biri 19 Eylül’de yansıdı, gazetelerin sayfalarına.

            Haber Türkiye’den olsa da, bizde de durumun pek de farklı olmadığını gözlemliyoruz.

            “Türkiye’de Koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle şehir içi ulaşımda bisiklet kullanımında önemli artış yaşandı”.

            Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Erol Küçükbakırcı, yaptığı açıklamada, “Pandemi döneminde bisiklet kullanımı 2-3 kat arttı. Bisiklete, hareketli yaşama olan ilgi her geçen gün de artarak devam ediyor” dedi.

            İnsanların, COVID-19 salgınından dolayı, toplu taşıma araçlarından çekince duymaları, kendilerini bisiklete itti. Bu güzel bir haber, çünkü bisiklet çevre dostu olmakla birlikte (yakıt atıklarının ve egzoz dumanının çevresel zararları), insan sağlığında da önemli bir yer tutar. Düzenli bisiklet süren insanların, sürmeyenlere oranla çok daha sağlıklı olduğunu sürekli söylüyor uzmanlar.

            Burada da dikkat edilmesi gerekenlerin en başında, trafik güvenliği geliyor. Daha çok bisiklet sürelim, ancak trafik kurallarına ve diğer motorlu araç kullanıcılarına dikkat edelim. Çünkü, birkaç tane belediyemiz dışında bisiklet kullanıcıları için yollarımızın altyapıları dikkate alınmamış.

 


 

Badminton köylere yayılıyor

badminton.jpg

            Badminton Federasyonu, çok güzel bir farkındalığa imza atarak, köy projelerini hayata geçirmeye başladı. Kırsalda sportif faaliyetlerin ne yazık ki sadece futbol ile sınırlı kaldığı ülkemizde, Badminton Federasyonu’nun bu önemli adımını yürekten kutlamak gerekiyor. Bu bağlamda ilk yatırımın yapıldığı yer olan Aslanköy (Angastina)’de, badmintonu köylüye tanıtmak açısından bir de gösteri etkinliği düzenlenecek. Bu etkinlikte de ülkemizi yurt dışında da önemli organizasyonlarda temsil eden Seymen Deniz ve Eren Özuyanık bir gösteri maçı da yapacak.

            Fırat Deniz başkanlığındaki Badminton Federasyonu yönetiminin bu (dev) adımı, diğer federasyonlarımıza da örnek teşkil etmeli.

            Konu ile ilgili Badminton Federasyonu açıklaması ise şöyle:

“Federasyonumuz, ülkemizde badminton sporunun gelişmesi ve yaygınlaştırılması için köylere yatırım yapıyor. Federasyon Başkanımız Fırat Deniz önderliğindeki yönetim kurulumuz aldığı kararla badmintonun ülkemizde gelişebilmesi ve yaygınlaşabilmesi için köylere saha ve malzeme yardımı yapma kararı aldı”.

Bu yazı toplam 2501 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar