Kamil Kolcu

Kamil Kolcu

Ama değişti, merakla bekliyoruz oldu

A+A-

Annan Planı döneminde lügatimizde olan ‘ama’ kelimesini çok duymuştuk.

O dönemde Annan Planı’nı kabul ediyoruz “ama” diye devam eden cümleler sarf ediliyordu her fırsatta…
Bugünlerde sanki “Annan Planı Ama…”  filminin devamını izliyoruz…
Bu kez futbolda…

***

5 Kasım Zürih’e davet edilen Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, burada futbolun birinci patronu FIFA, ikinci patronu UEFA ve bu patronların adada tanıdığı tek federasyon olan Kıbrıs Futbol Federasyonu ile bir araya gelecek. Ve ülke futbolunun durumunu birinci şahıslara anlatıp, futbolumuzu mahalleden kurtarmaya çalışacak.

***

Zürih’teki toplantı öncesi ülkedeki birçok kesim destek veriyor.
Tıpkı Annan Planı’nda olduğu gibi destek var, desteğin sonunda da “ama” eki yerine
“içeriğini merak ediyoruz” deniliyor
Şöyle diyor, kulüpler, federasyonlar “Zürih’teki toplantıyı destekliyoruz, içeriğini görmeden yorumlamak istemiyoruz… merakla bekliyoruz.”
Yok beklemeyin.
İçeriği ne olacaksa osun, bugünden daha kötü olmayacağı kesindir.

***

5 Kasım toplantısını koşulsuz destekleyen tek kesim futbolculardır.
Temel hedef, futbolu değil, futbolcuları dünyaya açmaktır.
Kimse de merak etmesin, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, kimseyi satacak veya vatan millet Sakarya nutukları atan kapalı beyinlerin dediği gibi, birinin altına yama olacak.


***

Futbol nedir? Ne değildir?

Futbol, 22 adamın topun peşinden koşturması değildir sadece… futbol, seyir zevki yaratan, anlayanının en basit pastan bile tat alacağı bir spordur.
Futbol, toplumcudur.
İyi bir onbirin 90 dakika nasıl bir işbirliği sergileyebildiği açısından büyütülerek örneklenebilecek bir spordur.
Futbol, kahveye maç seyretmeye gittiğinizde "meymenetsiz" dediğiniz, daha önceden hiç tanımadığınız adamla maç boyu muhabbet edip, maç çıkışı selamlaşıp ayrıldığınız bir sosyalleşme aracıdır.
Futbol, canınız sıkıldığında oturup sevdiğiniz takıma forma dizayn ettiğiniz, tere çamura bulanacak kumaşların da ne kadar iyi işlenebileceğinin kanıtı olan bir sanat aracıdır.
Futbol, üzerinizdeki bütün siniri, ana avrat sövüp, el kol, canhıraş bağıra çağıra seyrederek sizi deşarj eden bir rehabilitasyon vasıtasıdır.  Futbol, aslında "ayak topu" değil "beyinin ulaştığı son nokta olan ayaklarla oynanan top"tur.  Fiziksel ve zihinsel bir mücadeleye giriştiğiniz, haftada bir defa da olsa hakkıyla oynadığınızda sizi zinde tutacak bir sağlık gerecidir.
Futbol, "cacık olmayacak" adamların kenar mahallelerde hapçılıktan kurtulup dünyayı ayaklarına çivilemelerini sağlayabilen bir endüstridir.
Futbol, bayrak, vatan, millet Sakarya değildir sadece.

Bu yazı toplam 478 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.