Nezihi Beyaz

Nezihi Beyaz

7/24

A+A-

Çetinkaya zayıf rakibini beklenildiği gibi kolay geçti ama oynadığı güzel futbol ile de az sayıda Girne’ye gelen taraftarına keyif verdi. Bir de, salt hakemlere hakaret etmek için gelmeseler çok iyi olacak. Bu tipler az sayıda olsa da, bizlerin canını sıkıyor. Hiçbir neden yokken, hakemin annesi ve babası ile uğraşmak nedir ya? Hadi Onlar, günlük streslerini atmak için dışarıda yapamayacakları hakaretleri tribünde yapıyorlar. Polisler ne işe yarıyor? Bir hakemin annesinin başkası ile ilişkide olduğunu belirten kelimeleri bağırarak söylemelerine nasıl müsaade ediyorlar? Sakal bırakıp, ABD polisleri gibi mont giymekle görev yapılamayacağını birileri bu memura hatırlatmalı.

Başlıktaki 7/24, yedi ve yirmi dört numaralı Çetinkaya futbolcularına atıfta bulunmak için yazıldı. Yedi numara Osita, Yirmi dört numara ise Ernest. Beş golün üçünü attılar, Ernest, 75’de oyundan alınmasa belki gol sayıları daha da artacaktı. Bu yabancılar gerçekten mükemmel oyuncular. Belki zayıf rakipleri karşısında iyi oynadıklarını düşünmüş olabilirsiniz ama uyumları, vuruş teknikleri, pas alışverişleri, en önemlisi de sahada kaldıkları sürece oyun disiplininden hiç kopmadan çalışkanlıkları dikkati çekti. Tek hataları, yapışık ikizler gibi sürekli birbirlerini kollamaları. İkinci yarının hemen başlarında, Osita, orta sahadan aldığı topla hızla geldi, kaleci Oğuzhan ile karşı karşıya vurmak yerine, zor olanı yaparak solda top bekleyen Ernest’e verdi O da ıska geçince bir golden oldular. İlk fırçayı da Hocalarından değil, haklı olarak arkadaşları Mustafa Kemal’den yediler.

Çetinkaya’nın diğer futbolcularına haksızlık etmeyelim; tamamı görevlerini yaptı. Savunmada açık vermediler, orta sahada top kazandılar, kanatlardan top taşıdılar. Hatta ikinci yarıda stoper Kaptan Burak bir asist, bir de gol atarak başarılarını tavana taşıdı.

T. Ocağı’nı yenmeleri normal olsa da, oyun disiplininden hiç uzaklaşmadan ilk 11 ve sonradan oyuna girenlerin görevlerini canla başla yapmaları çok güzeldi, sanırım bunun da mimarı hocaları Turan Altay.

T. Ocağı açısından, bu karşılaşma veya gelecek maçlar için yapılacak yorumların bir anlamı yok. Sezonun ilk karşılaşmasında, düşecek takımlar arasında olacaklarını zaten yazmış ve Camiadan tepkiler almıştım.

T. Ocağı’nı değerlendirirken, bu sezon yerine, gelecek sezona hazırlık ne durumda bunu irdelemek gerekir diye düşünüyorum. Örneğin, Yunus, İsmet ve Mehmet Uçar’ın geri gelmesi T. Ocağına güç verecektir. Üçünün de henüz hazır olmadığını gördük. Gençler ellerinden geleni yapıyorlar. Hikmet, pozisyonlarda ağır kalıyor ama gittikçe yerine alışıyor. Forvet kumaşı kötü değil. Mahmut da her geçen maç deneyim kazanıyor. Kaleci Oğuzhan, diğer kaleci Batuhan’dan biraz daha deneyimli. Beş gol yedi ama savunma hataları fazla oldu. Daha doğrusu, Ernest ve Osita’yı durdurmak gerçekten zor olsa gerek.

Tek anlamadığım Cephas Doku’dan sonra Sillah’da neden ısrar edildiği? Bir şeyler yapmaya çalışıyor, iyi niyetli ama bu kilo ile başka bir Süper Lig takımında oynama şansı yok gibi.      

Bu yazı toplam 761 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar