Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

4 bin adım mı, 10 bin adım mı?

A+A-

Yoğun çalışma temposunu bahane göstererek (arkasına sığınarak) her zaman ertelediğimiz yürüyüş ile ilgili bir araştırmaya yer verdi gazeteler.

            The Conversation adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırma Amerika Birleşik Devletleri’nden Harvard Üniversitesi’nden.

            Üniversite Tıp Fakültesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren bilim insanları, günde 10 bin adım atmak yerine, sadece 4 bin 400 adım atarak yürümenin ciddi hastalıklara karşı korunmak için yeterli olabileceğini belirtti.

            “10 bin adım” hedefinin 1960’lara dayandığına da vurgu yapan uzmanlar, bu hedefin Japonya’da bir reklam kampanyası sırasında ortaya atıldığını, günde atılan 7 bin 500 adımın ardından egzersizin faydasının düştüğünü keşfetti.

            Fiziksel aktivite seviyelerinin faydaları üzerinde yapılan bu incelemede, klasik hedefin aşırı olabileceği vurgulandı.

            Bununla birlikte, fiziksel aktivite, bunama ve belirli kanser türleri gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olurken, tip 2 diyabet gibi durumları iyileştirilebilir.

            Harvard’ın araştırmasını değerlendiren Hertfordshire Üniversitesi’nden egzersiz ve sağlık fizyolojisi uzmanı Dr. Lindsay Bottoms da, kökeni bir reklam pazarlamasına dayanan 10 bin adımın, etkilerinin sorgulanmasının sevindirici olduğunu söyledi ve bu reklam sloganının tarihine vurgu yaptı.

            “Günde 10 bin adımlık hedef, 1965’te Japonya’da Yamasa Clock tarafından satılan bir ticari adımsayardan geliyor. Cihaz, 10 bin adım anlamına gelen ‘Manpo-kei’ olarak adlandırıldı. On bin adımlık günlük hedef reklam kampanyası olarak kullanıldı ardından bu tüm dünyaya yayıldı. Fitbit gibi popüler akıllı saatler tarafından günlük aktivite hedeflerine dahil edildi”

            İster 10 bin adım, ister 4 bin 600 adım atın, ama atın.

            Önemli olan bu noktada niyet edip, adımlamaya başlamak.

            Zaten içinden geçtiğimiz pandemi günlerinde, ciddi anlamda sıkıntı yaşadığımız sürecin ardından artık, sağlıklı yaşamak adına bu egzersizlere başlamalıyız.

            Gönül arzu ederdi ki, sağlıklı yürüyüş yapılabilecek alanların her ilçemizde yaratılması ve oraya daha yoğun kalabalıkların giderek bu egzersizlere katılması.

            Bir de naçizane öneri, akşam saatlerinde yürüyüşe çıkan yurttaşlar, lütfen üzerinize kendinizi belirgin halde gösterecek (tercihen fosforlu renkler) kıyafetler giyiniz. Birkaç kez, siyahlar içinde, gece yürüyüşü yapan insanlara denk geldim, bir felaket yaşanmasın.

 


 

            Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği’nin binası, çağdaş, modern ve çok kullanımlı bir binadır. Bu tesisin yapılması safhasında emeği geçen herkesi, bu köşe vasıtasıyla bir kez daha kutlamak ve teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

            İşte bu fotoğraf karesi de o günlerden, daha temel atılma günlerinden yansıdı bizlere. Muazzam bir tarihi belleğe sahip olan İbrahim Özsoy’un arşivinden, KTSYD tesislerinin temel atma aşamalarından. Fotoğrafta yitirdiğimiz Özel Öçmen ve Hasan Yırtıcı ile birlikte, Hasan Hastürer, İbrahim Özsoy ve dönemin KTSYD Başkanı Raif Örtunç görülüyor. 

ktsyd-002.jpg

           

Bu yazı toplam 179 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar