Hüseyin ÖZBARIŞCI
Yeni sezonda Süper Lig’in yeni ekiplerinden Aslanköy’de forma giyecek olan deneyimli futbolcu Sercan Demirman, bundan önceki takımlarda olduğu gibi Aslanköy’de de bu sezon elinden geleni yapacağını söyledi. Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği tarafından iki yıl üst üste ödüllendirilen YENİDÜZEN ve SPORYENİ’nin röportaj serisi SPORUN İZİNDE yazı dizisinin bu haftaki konuğu olan Demirman,
milli formayla şampiyonluk yaşamanın büyük bir gurur olduğuna dikkat çekti. Kafile olarak İtalya’da çok iyi bir ortam yakalandığını söyleyen tecrübeli oyuncu, “Bir haftalık süreci, hem keyifli geçirdik, hem de başarıyla döndük. Mutluyuz...” dedi.
Ülke sporunun kanayan yarası haline gelen tesisleşme konusuna da değinen Sercan Demirman, bu konuda bir türlü adım atılmamasının büyük sıkıntılara yol açtığını belirterek, sadece futbola değil, tüm spor branşları için tesisleşmenin şart olduğuna vurgu yaptı.
Deneyimli oyuncu, adanın kuzeyi ile güneyi arasındaki en büyük farkın da “profesyonellik” olduğunu sözlerine ekledi.
Yeni sezonda Aslanköy forması giyeceksiniz. Yeni takımınız hakkında neler söyleyebilir siniz?
“Aslanköy yeni kurulan bir takım, hedefi ligde bitirebildiği en iyi yerde üst sıralarda oynamaya çalışan bir takım... Doğal olarak yeni kurulduğu için biraz uyum süreci gereken, işte bu uyum sürecini de yaptığımız antrenmanlar, yavaş yavaş kadronun artık oturmasıyla belirlenecek, kadronun birbiriyle olan ilişkisi belirleyecek. Pazartesi gideceğimiz bir kamp var, orada daha fazla birlik beraberliği oturtup, takımı tamamen bir bütün haline getirip artık yapılabilecek en iyi şeyi yapmaya çalışacağız. Ben kendi adıma memnunum, mutluyum. Zaman ne getirecek göreceğiz.”
“Güzel bir duygu, büyük bir gururdu”
Milli takımın kaptanlarındansınız... Milli forma altında şampiyonluk yaşama nasıl bir duygu?
“Uzun yıllardır milli takım kurulmuyordu. Bu, daha önce de katıldığımız bir turnuvaydı ancak şampiyonluğumuz yoktu. Şampiyonlukla ülkeye dönmek bizim için çok büyük bir gurur oldu.
Bunun yanında ülkemizin en büyük sıkıntısı temsiliyet, milli duygu, milli forma konusudur. Açıkçası bunun açlığı ve isteği de vardı bizde ve biraz da onun etkisi fazlaydı. Çünkü her oyuncunun yaşaması gerekirdi. Kariyerimde birçok maç oynadım, her şeyi yaptım ama milli formayı giymek ve bir ülkenin aidiyeti farklı bir şeydir. O yüzden güzel bir duyguydu. Turnuva açısından biraz daha güzel bir organizasyon yapılabilirdi ama güzel bir tecrübeydi, güzel bir anıydı benim için. Gençlerin de özellikle bunu yaşaması gerekir. Böyle bir motivasyonun olması, hem lige hem de oyunculara yansır. O yüzden bu gibi turnuvalara hep katılmalıyız.”
Turnuva için orada bir hafta bulundunuz. O hafta sizler için nasıl geçti?
“Benim için oranın en güzel tarafı, ligde rakip olduğum, rekabet ettiğim, başka takımlarda oynayan arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde o milli formanın altında çok güzel ortamın kurulabilmesiydi. Bir tecrübe ve bir anı oldu hepimiz için. Güzel bir ortamımız vardı. Gerek teknik hep, gerek yönetim grubu, gerekse futbolcular olarak orada hepimiz bir bütündük. Bir haftalık süreçte, hem keyifli geçirdik, hem de başarıyla döndük. Mutluyuz...”
Turnuva hakkında kısaca neler söylemek istersiniz?
“Bizim aslında yerimiz buralar değil. Biz kapasite olarak çok daha yukarılara, daha iyi yerlerde oynayabilecek bir ülkeyiz. CONIFA’ya katılan diğer takımlar genelde kanton bölgeler ve ülkelerinde kendi özerkliklerini ilan etmeye çalışanlardır. Bizim gibi yönetimleri ve meclisleri yoktur. Bunun etkisi var, biz onlara göre daha profesyonel kaldık. Tabii içinde profesyonel oyuncuların olduğu takımlar da vardı ama biz biraz daha iyiydik onlara göre.”
“Yeni saha yapılması bir elzem...”
Ülkemizde tesisleşme konusunda sıkıntılar olduğu aşikar... Bu konudaki düşünceleriniz nedir?
“Tesisleşme konusunda ülkede çok ciddi sıkıntı var. Bunun temel sebeplerinin biri de bana göre
İstikrarlı olmayan yönetim şekilleri, günübirlik stratejiler. Başkanlık yapacak olanların başarıya endeksli yatırımlar yapmasıdır. Biraz da devlet desteğinin olmaması, yatırıma çok fazla önem verilmemesinden kaynaklanıyor. Bu işlerde uzun vadeli planlar yapılması gerekiyor. Bu futbolu da doğal olarak çok büyük ölçüde etkiler. Futbol zeminleri, tesisler, antrenman sahaları, bunlar kaliteyi ciddi etkileyen faktörlerdir. Artık bir saha yapılması elzem durumdadır. Birçok spor dalına yatırım yapılması gerekiyor.”
“En büyük fark profesyonellik”
Deneyimli bir oyuncu olarak futbolda adanın kuzeyi ile güneyi arasında nasıl gibi farklar görüyorsunuz?
“Futbol, başlı başına zaten güneyde profesyonel olarak yapılan bir alan. Bizde ek bir gelir, ek bir iş olarak oynanıyor. Oyuncuların %5'lik, %10'luk bir kısmı profesyonel şekilde burada bir spor yapabilir. Çünkü kuzeyde tamamen profesyonel bir ortam yok. Bir de bunun dışında bizim tanınmamamızın çok büyük bir etkisi var. Güneyde Avrupa kupalarına katılma gibi ciddi hedefleri var. Ama bizim oyuncularımızın bu şekilde bir motivasyonu yok. Yani en büyük fark profesyonellik.”
İlerleyen süreçte hedefleriniz nelerdir?
“Güzel bir soru... Üst düzeyde oynayabildiğim kadar oynamak. Genelde transferi yaparken de hedefi olan, yukarıya oynamak isteyen, zirve yarışında olan takımları tercih etmeye çalıştım. Aslanköy'e de bunu düşünerek geldim. Burada da hedefim Aslanköy'ün başarısı için elimden geleni yapmak. Sonrasında da sürece göre pozisyonumuzu alacağım. Futbolculuktan sonra antrenörlük yapma gibi bir düşüncem yok, İlerleyen süreçte neler olur hep birlikte göreceğiz.”
"Vazgeçmesinler, pes etmesinler”
Deneyimli bir futbolcu olarak gençlere ne söylemek istersiniz?
“Gençlere söylemek istediğim, dört elinden sarılmaları ve çalışma disiplininden asla vazgeçmemeleri. Kendi hayatına etkisi çok büyük bir alandır. Vazgeçmesinler, pes etmesinler. Günün sonunda savaşan, uğraşan hedefine ulaşır.”
Bu sezon şampiyonluk yarışında ilk kez Play Off sistemi denenecek. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
“Play Off sistemi olması gereken bir sistemdi ama puanların bölünmeden Play-Off’a başlanması bana göre avantaj değil, üçüncü ve dördüncü takıma dezavantajdır. Puan farkının çok olması durumunda bu iki takım hangi motivasyona göre oynayacak? Halbuki puanlar yarıya bölünse o yarış hep olabilirdi. Bekleyip göreceğiz.”
Fotoğraflar: Burhan Gürkan