Haftanın seyir zevki yüksek olması beklenen karşılaşmasına iki takım, farklı amaçlarla ancak aynı kazanma hedefiyle hazırlandı. Doğan Türk Birliği kayıpsız yoluna devam etmek, Küçük Kaymaklı ise güçlü rakibini mağlup ederek çıkış yakalamak için sahaya çıktı.
Doğan Türk Birliği, özellikle kendi sahasında oynadığı karşılaşmalarda agresif baskıyla rakibinin üzerine giderek skor üstünlüğünü ele geçirmeyi başarıyor. Bugün de aynı strateji sonuç verdi. Golün ardından savunma bloğunu ve baskının başlangıç noktasını biraz daha geriye çekerek oyunu dengede tutma, ardından farkı artırma planları yine işledi. Benzer bir oyunu Yenicami karşılaşmasında da izlemiştik.
Doğan Türk Birliği’nin üstünlüğünü yalnızca oyuncuların taktik plana sadakatiyle açıklamak mümkün değil. Fiziksel güç bakımından da rakiplerinin oldukça üzerindeler. Hücumda beklerle genişliği sağlamaları, oyun kurucuların işini kolaylaştırıyor. Orta saha oyuncularının hem oyuna hem de skora katkısı ise en büyük kazanımlarından biri. Özellikle savunmadan hücuma geçerken pas tempolarını yükseltebilirlerse çok daha etkili bir takıma dönüşebilirler.
İlk on birde başlayanların yerine oyuna giren oyuncuların olumlu katkısı da yadsınamaz. Kadro zenginliği önemli bir avantaj olsa da bu zenginliği yönetmek her zaman kolay değildir. Nazım Hoca bu dengeyi oldukça iyi kuruyor. Sonradan oyuna girenlerin hem oyun katkısı hem de fiziksel yeterlilik açısından ilk on birdeki oyuncuları aratmadığını görüyoruz.
Doğan adına dikkat edilmesi gereken bir başka konu ise savunmanın merkezinde görev yapan oyuncuların gördüğü sarı kartlar. Birbirlerine daha yakın oynamaları ve kademelerde daha fazla destek vermeleri gerekiyor. Hızlı geçiş yapan takımlara karşı zaten arkalarında geniş bir alanı savunmak zorunda kalıyorlar. Bu nedenle aralarındaki mesafeyi daraltmaları ve savunma bütünlüğünü geliştirmeleri önemli.
Küçük Kaymaklı ise maça çok iyi başladı. Özellikle Özgü hocanın oyun planını doğru bulduğumu söylemeliyim. Beş farklı yenilmiş olabilirler; ancak geride beklemek yerine önde baskı yaparak oyunlarını ligin en iyi takımına karşı sınamaları, cesaret ve vizyon isteyen bir tercihti.
Aslında geçiş hücumlarında rakiplerine çok daha büyük sorunlar çıkarabilirlerdi. Bu anlarda orta sahadan ya da beklerden bir oyuncuyu daha hücuma katıp bire bir eşleşmeler yerine sayısal üstünlük sağlayabilselerdi beraberliği yakalayabilir, hatta ilk yarıyı önde bile tamamlayabilirlerdi.
Özgü hoca ve takımı bugün kaybetti. Ancak kendilerinden daha güçlü bir rakibe karşı oyunun içinde kalmaya çalışan, kendi planını uygulamaktan vazgeçmeyen bir takım görüntüsü verdiler. Böyle bir karşılaşma kaybedilecekse ortaya konulan yaklaşımın bu olması gerektiğini düşünüyorum. Özgü hocanın oyuncularını yeniden ayağa kaldırarak doğru kurgulanmış planlarla takımı yukarıya taşıyabileceğine inanıyorum.
Maçın hakemi: Abdullah Genç ve yardımcıları iyi bir yönetim sergileyerek karşılaşmayı tamamladı.
Maçın adamı: Bitmek bilmeyen enerjisi, kazandığı ikili mücadeleler ve gol katkısıyla Mustafa Salk oldu.