Alsancak Yeşilova ile Cihangir arasındaki bu karşılaşma, fikstürde sıradan bir maç gibi dursa da sahaya yansıyacak hikâye çok daha derin. Bir tarafta iç sahada oyunu sertleştirerek ayakta kalan, mücadeleyi karakterinin önüne koyan Yeşilova; diğer tarafta topa hükmetmeyi bilen, sabırlı oyunu doğru anda hızlandıran Cihangir. İkinci devrenin ilk maçına çıkacak olan iki takımı da sadece üç puanın değil; Cihangir’i mağlup eden tek takım olan Yeşilova için unvan koruma maçı, Cihangir’ in ise rövanşı alma fırsatını yakaladığı gün de hakemin düdüğü hem iki takım adına ikinci devre başlangıcını, hem de zor maçın başladığını duyurdu.
Cihangir takımı, maçın henüz ilk dakikasında kalesinde golü görerek karşılaşmaya hiç de beklemediği bir başlangıç yaptı. Açıkçası böyle bir senaryoyu ne teknik heyet, ne de saha içi planlaması öngörüyordu. Ancak bu erken gol, takımın dengesini bozmak yerine adeta reaksiyonunu tetikledi.
Ali Oraloğlu, normal şartlarda önde agresif baskıyla başlamayacağı bir günde geriye düşmenin etkisiyle oyun planını hızla revize etti. Takımını daha direkt, daha hızlı bir oyun anlayışıyla rakip kaleye taşımayı denedi ve bunda son derece başarılı oldu. Orta sahada kurulan belirgin üstünlük; bire bir mücadelelerin kazanılmasını ve ikinci topların kolaylıkla kontrol edilmesini sağladı.
Özellikle Berham’ın rakip oyun kurucu Fidelis’i oyundan düşüren etkili savunması, beklerin orta sahaya hem pas, hem de mücadele anlamında doğru zamanlamalarla destek vermesi ve golcü oyuncuların sahneye çıkması, skorun çok kısa bir sürede 1-3’e gelmesine neden oldu.
Takımın farklı oyun senaryolarını oynayabilecek potansiyel ve tecrübeye sahip olması, bu karşılaşmadan deyim yerindeyse zorlanmadan galip ayrılmalarını sağladı. Oyuna sonradan giren oyuncuların çıkanları aratmaması, maç boyunca temponun istenildiği gibi ayarlanabilmesi ve genel anlamda takımın fiziksel gücü ile kondisyon seviyesinin oldukça iyi görünmesi dikkat çekiciydi.
Cihangir’in formda ve güven veren gol silahlarına sahip olduğu net bir şekilde görüldü. Bu farklı galibiyetle oluşan özgüvenin, ligin geneline çok olumlu yansıyacağını söylemek yanlış olmaz.
Yeşilova, rakibinin lig lideri olması nedeniyle daha geride ve kontrollü bir oyunla başlaması beklenen bir günde, karşılaşmaya adeta yıldırım gibi giriş yaptı. İlk düdükle birlikte rakibin mental olarak henüz maça tam odaklanamadığı anı çok iyi değerlendirdiler ve erken golle öne geçtiler.
Ancak bir lidere karşı öne geçen bir takımın oyunu tutabilmesi ve skor avantajını koruyabilmesi gerekirken, Yeşilova bu noktadan sonra sahada neredeyse hiç varlık gösteremedi. Özellikle rakibin uzun toplarla çıktığı anlarda savunma hattının hücum oyuncularıyla bire bir bırakılması ciddi bir taktik hataydı. Bu kırılgan yapı önce beraberlik golünü, ardından arka arkaya gelen golleri beraberinde getirdi ve Yeşilova yaklaşık 25 dakikalık bir periyotta iki farklı mağlubiyete sürüklendi.
Maç genelinde bire bir mücadelelerde üstünlük kuramadılar. Uzun topa dayalı oyun tercihinde orta saha oyuncularının ve beklerin sürekli git-gel gerektiren tempoyu kaldıramaması, fiziksel olarak rakibe kıyasla zayıf bir görüntü sergilemeleri, oyunun tamamında etkisiz kalmalarına neden oldu.
Bireysel performanslar açısından bakıldığında, yeni transferler Ofori ve Weston dışında yeterli katkı alınamadığı görüldü. Yeşilova’nın bu iki oyuncuyu daha etkin kullanması, onları daha iyi besleyecek setler üretmesi ve hücumda pozisyon zenginliği yaratması, önümüzdeki haftalar adına en önemli gelişim alanı olarak öne çıkıyor.
Maçın Hakemi; Burak Mandıralı unutmak isteyeceği bir günü geride bıraktı. Saha içi verdiği güvensiz tutum her iki tarafı da oldukça tedirgin etti. Karşılaşmada Cihangir takımın maçı erken kopartması ve Yeşilova’ nın tepkisizliği en büyük şansı oldu. Bu maçı kendince değerlendirip, ders çıkaracağını düşünüyorum.
Maçın Adamı; Maçta sadece attığı 3 golle değil, hem pas bağlantılarında doğru yerlerde olması hem de savunma arkası yıpratıcı koşularıyla çok iyi oynayan Ndong Meye oldu.