Geçtiğimiz sezon şampiyonluk yarışının içerisinde son haftalara kadar kalan ve ligi ikinci ve üçüncü sıralarda tamamlayan iki güçlü ekip, yeni sezonun daha ilk haftasında kozlarını paylaştı.
Cihangir ile Doğan Türk Birliği açısından bu 90 dakika, sıradan bir sezon açılışından çok daha fazlasını ifade ediyordu. Üstelik iki takım da sezona yeni teknik adamlarıyla başladı. Cihangir’de Cemre Yıldızev, Doğan Türk Birliği’nde ise lig ve kupa şampiyonlukları bulunan, KKTC Milli Takımı’nın da teknik direktörlüğünü yapan Nazım Aktunç, yeni takımlarının başında ilk lig sınavlarını verdi.
Cihangir ilk devrede özellikle orta alanda bire bir mücadele gücünü ön plana çıkaran bir oyun tercih etti. Rakibini burada karşılayıp kazandığı topların ardından geçiş hücumlarıyla sonuca gitmeye çalıştı. Bu anlayış içerisinde yakaladığı iki-üç önemli fırsatı değerlendiremese de rakip kaleye hızlı gidebildiği anlarda tehlikeli olabileceğini gösterdi.
Ancak burada dikkatimi çeken esas nokta, Cihangir’in kendi sahasında yıllardır görmeye alıştığımız oyunun biraz dışında kalmasıydı. Elbette bunda karşısındaki rakibin kalitesi ve Doğan Türk Birliği’nin sahadaki yerleşiminin de önemli bir etkisi vardı.
Cihangir adına ilk devrenin en olumlu tarafı ise savunmaydı. Takım savunmasındaki duruşları, ikili mücadelelerdeki sertlikleri ve doğru zamanda yaptıkları müdahalelerle işin savunma bölümünü oldukça iyi yaptılar. Ancak geliştirmeleri gereken önemli bir detay da vardı. Rakip hücum oyuncusunun merkeze yaklaşıp top almaya çalıştığı anlarda takibin zaman zaman bırakılması, ilerleyen haftalarda Cihangir’in başını ağrıtabilecek bir sorun olabilir.
Doğan Türk Birliği ise sezonun ilk maçı ve deplasmanda oynamanın getirdiği çekingenlikle mücadeleye biraz kontrollü başladı. Buna rağmen ilk devrede hücum anlamında daha etkili görüntü veren taraf Doğan’dı.
Bunu çok net gol pozisyonlarıyla destekleyemediler ancak hücumda sahayı geniş kullanmaları ve özellikle hatlar arasında topla buluşan oyuncuların yüzünü rakip kaleye dönebilmesi önemliydi. Doğan bunu başardığı anlarda Cihangir savunmasının dengesini bozabileceğinin sinyallerini verdi.
İkinci devrenin henüz 48. dakikasında Cihangir’in 10 kişi kalması maçın bütün dengesini değiştirebilecek bir kırılma anıydı. Ancak Cihangir açısından değişmeyen bir şey vardı. Oyun planına olan sadakat.
Eksik kalmasına rağmen takım stratejisinden kopmadı. Teknik ekibin maç boyunca sadece bir oyuncu değişikliğine gitmesi de aslında sahadaki oyuncuların kendilerinden istenen planı ne kadar doğru uyguladığının bir göstergesiydi.
Cihangir maçın genelinde savunmadaki doğru duruşuyla rakibine kullanabileceği geniş alanlar bırakmadı. Üstelik eksik oynamasına rağmen maçın en net fırsatlarını bulan taraf yine Cihangir oldu. Meye ve Weston hücumdaki son dokunuşlarda daha becerili olabilselerdi, Cihangir çok doğru kurguladığı bu maç planını üç puanla tamamlayabilirdi.
Bu nedenle Cihangir açısından skordan bağımsız önemli bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Yeni teknik ekibin planına bağlı kalan, 10 kişi kaldığında dahi organizasyonunu kaybetmeyen ve rakibine istediği alanları vermeyen bir takım görüntüsü ortaya çıktı.
Doğan Türk Birliği açısından ise kırmızı kart sonrasında ortaya çıkan tablo farklıydı. Rakibinin 10 kişi kalmasıyla oyunun kontrolünü tamamen eline alma fırsatı yakalayan Doğan, yaptığı üç oyuncu değişikliğine rağmen aradığı momentumu yakalayamadı.
Üstelik oyuncu değişikliklerinin ardından sayısal üstünlüğünü daha fazla hissettirmesi gereken bölümde gelen sorumsuz bir kırmızı kart, Doğan’ın eline geçen önemli avantajı kendi eliyle ortadan kaldırmasına neden oldu. Böylece oyunun dengesi yeniden değişirken kartlar maçın önüne geçen unsurlardan biri haline geldi.
Burada sorulması gereken soru çok net, Doğan Türk Birliği zorlu Cihangir deplasmanından bir puan mı aldı, yoksa iki puan mı kaybetti? Benim cevabım, iki puan kaybettiği yönünde.
Şampiyonluk hedefleyen bir Doğan’ın, özellikle rakibinin eksik kaldığı böyle maçlarda hücum üretkenliğini çok daha yukarıya çıkarması gerekiyor. İlk devrede gördüğümüz genişlik ve hatlar arasında topla buluşma becerisi olumlu olsa da bunun ceza sahası içerisinde pozisyona ve sonuca dönüşmesi gerekiyor.
Bugünkü görüntü bize Doğan’ın hücum hattında henüz tam anlamıyla bir uyum yakalayamadığını gösterdi. Sezonun ilk haftası olması bunun için önemli bir mazeret sayılabilir. Ancak hedef şampiyonluk olduğunda, iyi oynamaktan çok o oyunu pozisyona ve gole dönüştürmek belirleyici olacaktır.
Sonuç olarak golsüz biten maçta tabelaya baktığımızda iki takım da sezona birer puanla başladı. Ancak sahadaki hikâyeye baktığımızda aynı puanın iki takım için anlamı farklıydı. Cihangir 10 kişi kaldığı maçta planına sadık kalarak bir puanı korurken, Doğan Türk Birliği önüne gelen sayısal üstünlük fırsatını değerlendiremeyerek iki puanı Cihangir’de bıraktı.
Hakem Değerlendirmesi; Turgay Misk özellikle maçın ilk yarısında fazla düdük çaldı. Genel anlamda kararlarında tutarlı ve emin bir tavır sergiledi. Kondisyon olarak da oldukça yeterli gözüktü. Yardımcılarıyla uyumlu bir günü geride bıraktı.
Maçın Adamı; Cihangir savunmasında sayısız pas arası yaptı ve topu oyuna doğru koydu. Rakibine geçit vermeyen Yusuf Beyazi maçın en iyi adamı oldu.