Hüseyin ÖZBARIŞCI
China Bazaar Gençlik Gücü’nde bu yıl iki kupa kazanan, bir kupa da milli formayla kaldıran Kemal Bağbal, başarılarla dolu bir sezon geçirdiğini ve kendisi için unutulmaz bir sezon olduğunu söyledi. YENİDÜZEN ve SPORYENİ’nin ödüllü röportaj serisi SPORUN İZİNDE yazı dizisinin bu haftaki konuğu olan deneyimli file bekçisi, hem geride kalan sezonu, hem önümüzdeki sezondaki hedeflerini, hem de ülke futbolu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gençlik Gücü formasıyla sezonun çifte kupayla bitmesi “pastanın üstünde çilek” olduğunu söyleyen Bağbal, milli formayla sahaya çıkmak ve kupa kazanmanın da ayrı bir gururu olduğunu dile getirdi, “Ülkemiz günlerce sadece bizi konuştu. Bu gurur verici bir şey” dedi. CONIFA 2026 Şampiyonası’nda halktan büyük destek gördüklerini belirten Bağbal, sosyal medyadan turnuvayı eleştirenlere de seslendi, “Bizi FIFA’ya mı aldılar da, biz mi gitmedik?” diye sordu.
Ülke futbolunun sorunlarına da değinen Gençlik Gücü’nün başarılı file bekçisi, özellikle altyapılara önem verilmesi ve tesisleşme konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.
6 Temmuz’da yeni sezon çalışmalarına başlayacaklarının bilgisini de veren Kemal Bağbal, yeni sezonda hedeflerinin yine şampiyonluk olduğunu dile sözlerine ekledi.
“Çifte kupayla bitmesi pastanın üstünde bir çilek gibi oldu”
Gençlik Gücü formasıyla çifte şampiyonluk yaşadınız. Düşünceleriniz nelerdir?
“Sezon başında yöneticilerle oturup konuştuğumuzda şampiyonluğa oynayabilecek Gençlik Gücü yaratılacağını söylemişlerdi ve o yönde anlaşmıştık. Şampiyonluğa oynayacak, iyi bir kadro kuruldu. Güzel bir başlangıç yaptık. Camia olarak çok kenetlendik. Ben ilk kez Gençlik Gücü trübinlerini bu kadar kalabalık gördüm. Önceki yıllarda maçlarımızı 15-20 kişi izliyordu. Ama bu sezon iyi bir seyirci kitlesine karşı oynadım. Saha içinden tribüne bakıp etrafı yeşil-beyaz gördüğümüzde daha çok motive olduk. Bu da bizi camia olarak bir bütün yaptı. Zaten takım içinde bir huzursuzluk olsa bu başarı asla gelmezdi. Sonu güzel oldu. Çifte kupayla bitmesi, pastanın üstünde bir çilek gibi oldu. Benim de kariyerim açısından çok güzel bir sezon oldu.
“Milli formayla şampiyonluk yaşamak ayrı bir gurur”
Bir şampiyonluk da milli formayla yaşadınız. Elde edilen şampiyonluk hakkında neler söyleyebilir siniz?
“İkinci devrenin henüz başında bu yıl milli takımın kurulacağı söylenmişti. Bu da bütün futbolcuları motive etti. Bence yerli futbolcular açısından tatlı bir rekabet getirdi. Benim ilk milli tecrübem oldu. Zaten 8 yıl aradan sonra milli takım kuruldu. Oraya gittik, ülkemizi temsil ettik. Lig şampiyonluğu da yaşadım ama milli forma altında o duygularla sahaya çıkmanın da ayrı bir güzelliği, ayrı bir gururu var. Kısa süreli bir turnuvaydı. Bence jenerasyon olarak çok iyi bir jenerasyonumuz var. Oralara fazla olduğumuzu zaten aldığımız sonuçlarla gösterdik. Kimileri bu turnuvayı biraz küçümsese de, sonuçta ilk şampiyonluğumuz oldu ve bu milli takım bunu başardı. Bence küçümsenecek bir tarafı yok. Haksızlık da yapmayalım. Biz orada halkımızın kenetlendiğini de gördük. Bizi FIFA’ya mı aldılar da, biz mi gitmedik? Bizim de önümüz açılsa biz de oralara gidip oynardık. Umarım bunun devamı gelir. Oralarda (CONIFA) ne kadar sesimizi duyuyorsak, ne kadar ambargolara tokat vurabilirsek bizim için o kadar iyidir. Belki biz görmeyiz ama umarım bizim çocuklarımız dışa açılım kısmını daha iyi koşullarda görür ve bu ambargoların altında ezilmez”
“Altyapı ve tesisleşmeye daha fazla önem vermeliyiz”
Sizin gözünüzde ülke futbolunun sorunları nelerdir?
“Bonservis bedelleri bildiğiniz üzere çok arttı. Bence bunlardan kesip biraz daha altyapılara yönelmek lazım. Statlarımıza, soyunma odalarımıza, maç görüntülerine daha fazla önem gösterilmeli. Bunlar hep küçük detaylar ama bu detaylar bizim bir nebze profesyonelliğimizi gösteriyor diye düşünüyorum. Atatürk Stadı’nda mesela bazen aynı gün maç oynanıyor. Daha fazla altyapıya önem verilmeli, tesisleşme konusunda daha çok çalışma yapılmalı.”
“Tek fark profesyonellik”
Sizce Kıbrıs’ın güneyi ile kuzeyi arasındaki fark nedir?
“Tanınmış olmalarının elbette ki bir avatanjı var. Belki de bizim de dışarıya açılma konusunda bir alternatifimiz olsa belki bizim de eksikliklerimiz giderilebilirdi. İşte az önce de söylediğim altyapı ve tesisleşme gibi konularda bizim hazır olmamız lazım. Güney ile yetenek anlamında çok farkımız yok ama biz profesyonel olarak bakamıyoruz.”
“Hedefimiz yine şampiyonluk”
Yeni sezon hakkında ne söyleyebilirsiniz?
“6 Temmuz’da sezonu açıyoruz. Biliyorsunuz Eylül ayında da Cihangir ile Süper Kupa maçımız var. Sezona son şampiyon olarak giriyoruz. Tabii ki bizlerden beklenti yine yüksek olacak. Gözler bizim üstümüzde daha fazla olacak, bunu biliyoruz. Bunun bilincinde çalışacağız. Hedefimiz yine şampiyonluk. Şampiyonluk tahtından inmek istemiyoruz. 2026-2027 sezonunda da umarım şampiyon yine biz oluruz.”
Fotoğraflar: Baran Ünalmış (İtalya) / Hüseyin Özbarışcı