Cihangir için bu maçın adı mecburi kazanmaktı. Zirve takibinde tökezlemenin bedeli ağırdır. Hele ki 54 golle ligin en üretken hücumuna sahip bir takım olarak, beklenti çıtasını da bu kadar yukarı çekmişseniz. Böyle günlerde sadece rakiple değil, kendi stresinizle de oynarsınız. Kazanmaktan başka ihtimalin olmadığı bir maçta sabır, oyundan daha kıymetlidir. Cihangir bugün sadece üç puanı değil, yeniden başlayacak bir serinin ilk adımının planını kurmuştu.
Çetinkaya cephesinde ise durum biraz daha onur ve yön meselesi. Geçen hafta son dakika kalelerinde gördükleri golle yaşadıkları puan kayıpları sarı-kırmızılı takımda sessiz ama derin bir burukluk yarattı. Bu gün karşılarında ligin en golcü takımı var. Onları durdurabilmek sadece bir savunma başarısı olmayacak, aynı zamanda bir mesaj olacak. Hem prestij adına hem de kupa hedefleri doğrultusunda moral ve özgüveni yukarı taşıyacak bir karşılaşma olacaktı.
Çetinkaya takımı teknik adamı Abbas Osum’un yerinde olmayı eminim kimse istemezdi. Neredeyse zor kurduğu on bir ve yedek kulübesinin yetersizliğinin yanı sıra Bawa’nın takımını sorumsuzca on kişi bırakması belki de maça havlu atmalarına neden olacaktı. Taktik olarak savunmayı çok derinde kurmaları ligin en çok gol atan takımına karşı pek de doğru değildi. Bire birleri doğru oynayarak merkez orta sahada rakiplerinin bariz bir üstünlük kuramadığı bir gün adına yaptıkları en büyük hata sahada eksik kalmaktı. Bekleme noktaları çok geri de olunca hızlı geçişlerle şans yakalamayı düşünmeleri ellerinde kalan tek alternatifti.
Oyuncular iyi niyetli ve oldukça da içten mücadele etmeleri, direndikçe daha da fazla inanmaları sonrasında gelen beraberlik golü, rakiplerinin tepki verememesi sonucu bireysel çaba sonucunda Pacome’nin attırdığı golle öne geçip bu zorlu maçı kazanmış oldular.
Cihangir takımı maça oldukça istekli başlamış olsa da istediği golü bulmakta gecikti. Maçın başlama vuruşuyla denemiş oldukları hücum setini sürekli yapıyorlar. Çok kısa zamanda bu hücum setinin ödülünü gol bularak alacaklardır. Ali Oraloğlu takımları özellikle duran topların da taktiksel açıdan kullanılmasıyla hücum çeşitliliğini oldukça artırarak takımına olumlu katkılar sağlıyor.
Rakiplerinin oldukça geriye gömüldüğü bir günde topu daha fazla kullanarak hücum yapsalar maçı çok daha erken de çözebilirlerdi. Oyuncu performansları özellikle uzun zamandır ilk on birde oynama fırsatı bulmayan oyuncuların bu şans gelince daha iyi değerlendirmesi gerekirdi. Oyuna müdahale edilince de takımın istediği baskıyı kuramaması, sabırsızca erken içeriye yapılan ortalarla da sonuç alamayınca kayıpları oldukça büyük oldu.
Hakem değerlendirmesi; Kerem Eran, Özal Çağlayan, Yalçın Kabacıklı tutarlı kararları ve oynatma niyetleriyle iyi bir maçı geride bıraktılar.
Maçın Adamı; Savunma da geçip vermeyen savaşçı kimliğinin yanına bir de gol katkısı veren Yusuf Kondoz maçın adamı oldu.