Takvim ligin 7. haftasını gösterirken, programda ülke futbolunun en önemli derbilerinden biri vardı. Oyuncular ve teknik ekipler bütün hafta bu karşılaşmaya hazırlandı. Ancak sahada oynanan maçın yalnızca adı derbiydi. Derbilerden beklenen atmosfer, heyecan ve oyunun her an değişebileceğini hissettiren mücadele bu karşılaşmada yeterince yoktu. Hem Küçük Kaymaklı hem de Çetinkaya, maçın kritik anlarını doğru yönetemedi.
Küçük Kaymaklı, geçmiş haftalardan farklı bir savunma kurgusuyla sahaya çıktı. Beş savunmacıyla öncelikle rakibin hücumlarını durdurmayı hedefleyen takımın, henüz ilk dakikada kalesinde gol görmesi bütün planı sarstı. Asıl sorun ise bu erken gole rağmen oyun düzenini değiştirmekte geç kalmalarıydı. Değişim, bir tercihten çok zorunlulukla geldi.
Bugün Billy dışında yabancı oyuncuların takıma yeterli katkıyı verdiğini söylemek güç. Skor olarak gerideyken Tuğrul’un sakatlanarak oyundan çıkması da Küçük Kaymaklı’yı hem savunma dengesi hem de moral açısından olumsuz etkiledi.
Duran toptan buldukları beraberlik golü, rakibin bireysel hatasının ikramıydı. Bu golle karşılaşmaya yeniden tutunmaya çalıştılar. Ancak ardından kendi kalelerine gördükleri golle bu kez ikram sırası kendilerine geçti ve yeniden geriye düştüler.
Top kendilerindeyken sahaya genişlik veremeyen, rakipteyken daralıp savunma bütünlüğünü sağlayamayan bir Küçük Kaymaklı izledik. Uzun süre beşli savunmayla oynamalarına rağmen bu düzenin avantajlarını kullanamadılar. Skor olarak geriye düştüklerinde ise oyunu nasıl değiştireceklerine ilişkin belirgin bir çözüm üretemediler.
Küçük Kaymaklı adına günün en olumlu yanı, böylesine etkisiz oynadığı bir karşılaşmayı puanla kapatmasıydı. Ancak alınan puan, sahadaki eksikleri örtmemeli.
Çetinkaya maça adeta önde başladı. Erken golün ardından geçiş hücumlarıyla ilk devrede iki, ikinci devrede ise üç önemli fırsat yakaladı. Maçı koparma imkânı defalarca önüne geldi ama bunları değerlendiremedi. Yabancı oyuncuların formu ve oyuna katkısı açısından bakıldığında, rakibinden çok da farklı bir görüntü vermedi.
Ligin 7. haftasında ilk kez bir karşılaşmanın ilk golünü atan taraf oldular. Haftalardır geriden gelerek maçı kurtarmaya veya çevirmeye çalışan Çetinkaya, bu kez öne geçtiği oyunu yönetmekte zorlandı.
Takımın temel sorunu, orta sahada oyunun kontrolünü elinde tutamaması, ne zaman hızlı çıkılacağı, ne zaman topa sahip olup yerleşik hücuma geçileceği ve baskının hangi anda yapılacağı konusunda ortak bir oyun aklı oluşmuş değil. Çetinkaya’nın mücadele eden oyuncular topluluğundan, birlikte hareket eden bir takıma dönüşmesi gerekiyor.
Derviş Hoca da bu sorunu görmüş olmalı ki haftalardır savunmanın merkezinde kullandığı Batuhan’ı orta sahaya taşıyarak kontrolü sağlamaya çalıştı. Batuhan mücadele açısından görevini yaptı. Ancak savunmayla hücum arasındaki bağlantıyı kuracak bir oyuncu olmayışı, Çetinkaya’nın topa sahipken yaşadığı sorunları çözmeye yetmedi.
Buna rağmen duran topun ardından yeniden öne geçmeyi başardılar. Fakat son dakikada, kalecinin topu alabileceği bir pozisyonda yapılan kontrolsüz müdahale bütün avantajı ortadan kaldırdı. Penaltıdan gelen ve santrası bile yapılmayan beraberlik golüyle sahadan bir puanla ayrıldılar.
Küçük Kaymaklı etkisiz oynadığı maçtan bir puan çıkardı. Çetinkaya ise kazanabileceği karşılaşmada iki puanı bıraktı. Sahada iki takımın da çözmesi gereken çok sayıda sorun vardı. En büyük eksiklik ise bu rekabetin adına yakışan derbi havasıydı.
Maçın hakemi: İsmail Ercan ve yardımcıları son dakikada verilen penaltı kararıyla, tartışmaya çok açık bir günü geride bıraktılar.
Maçın adamı: Sahada takımını her an ayakta tutan, son dakika ise penaltı atışını gole çeviren Küçük Kaymaklı futbolcusu Billy Michael oldu.