“Çok güzel 26 yıl geçirdim”

Futbol hakemliğinde 26 yılı deviren ve kariyerini noktalayan Fehim Dayı, 26 yıllık hakemlik kariyerinde çok güzel günleri olduğunu, anılar ve dostluklar biriktirdiğini söyledi, “Yazsam 3 tane roman olur. Bir daha gelsem bu dünyaya eğer hakem olurdum” dedi

Hüseyin ÖZBARIŞCI

Futbol hakemliğinde 26 yılı deviren ve kariyerine noktayı koyan Fehim Dayı, çok güzel 26 yılı geride bıraktığını ve birçok anı biriktirdiğini söyledi. Kendisi için unutulmaz 26 yılın geçtiğini aktaran Dayı, şu anda dinlenme sürecinde olduğunu belirtti.

YENİDÜZEN ve SPORYENİ’nin ödüllü röportaj serisi SPORUN İZİNDE yazı dizisinin bu haftaki konuğu olan Fehim Dayı, hem kariyerini değerlendirdi, hem de ülke futbolundan bahsetti. Kariyeri boyunca onlarca unutulmaz maçı olduğunu dile getiren deneyimli hakem, unutamadığı maçları arasında ilk sırada kendisinin de son maçı olan geçtiğimiz sezonunun Kıbrıs Kupası finali olduğunu söyledi.

Ülkemiz futboluna da değinen Fehim Dayı, saha içindeki olayların geçmişe göre azaldığının altını çizdi, bu gibi örneklerin dünyada da olduğunu ifade etti. Hatalı hakem kararlarının dünyada da olduğunu ve bunun önüne geçilemeyeceğini aktaran Dayı, önemli olanın o hatayı unutup, önüne bakmak olduğunu vurguladı.

Son dönemde artış gösteren kadın hakem sayısına da dikkat çeken Fehim Dayı, “Olumlu bir gelişme” yorumunu yaptı, kadın hakemlere şans verilmesi ve sayının da artması gerektiğini sözlerine ekledi.

 

26 yıllık hakemlik kariyerinizi sonlandırdınız. Sizin için bu 26 yıl nasıl geçti?

“26 sene bir ömür… Yazsak belki de 3 tane roman olur. Değerinden fazla önem verdim ve eminim ki Türkiye veya Avrupa’daki profesyonel hakemlerden daha fazla bu işe değer verdim. Bir işe değer veririsiniz karşılığında maddi-manevi bir şey alırsınız. Onlar da öyle. Biz de öyle bir şey yok. Biz sadece kendimizden, ailemizden, çevremizden, dostlarımızdan, sosyal yaşantımızdan verdik yıllarca. Her şey kısıtlıydı. Şu andaki yeni hakemlerde bu kadar değil, gençler bizim gibi bakmıyor. Böyle olması da normaldir. Biz yıllarca her şeye dikkat ettik. Ama geriye dönüp baktığımda çok mutlu ve çok gururluyum. Çok güzel günlerimiz geçti, çok güzel anılar birikti. Çok büyük dostluklar elde ettim. Bir daha gelsem bu dünyaya eğer hakem olurdum. Benim için muhteşem bir kariyer oldu. Her türlü oynatabileceğim maçı oynattım. Milli takım maçları yurtdışında oynattım. Her türlü zevki yaşadım.”

“Her zaman futbolun içinde olacağım”

Şu anda neler yapıyorsunuz, önümüzdeki süreç için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

“Yine sahalardayım. Biz sporu bırakamayız. Her gün sahada koşuyorum. Kendi sağlığım için devam ediyorum. Yıllardan gelen bir alışkanlık var neticede. Her zaman futbolun içinde olacağım. İleride bir yerde görev alır mıyım, bu hangi görev olur onu şu anda bilemem ama bir dinlenme sürecindeyim. Şu an için herhangi bir düşüncem yok.”

“İlk sırada son maçım…”

Unutamadığınız maç veya maçlar oldu mu?

İlk oynattığım maçı bile hatırlıyorum. 26 senede unutulmayan onlarca maç var. Hepsinin bir anısı var. Bir sürü ilkler var... İlk Süper Lig maçınız, ilk derbi maçınız, televizyonda yayınlanan ilk canlı yayın maçınız gibi… Hepsinin bir önemi var ama son maç benim için her şeyiyle muhteşemdi. Öyle olacağını hayal edemezdim. Son oynattığım kupa finali benim için ilk sıradadır. Başından sonuna kadar çok iyiydi. Hakemlik şansı da yanımızdaydı. Annem ilk kez sahada maçımı seyretti. Daha önce hep televizyondan seyrediyordu. Çok özel biri tarafından benden habersiz kendisi de sahaya geldi ve 90 dakika izledi. Maçtan sonra sahaya girdi, elini öptüm, fotoğraf çektik. O da bu maçı benim için daha özel bir maç haline getirdi. İsmim anons edildi, tribünler selamladı, arkadaşlarımız yanımızdaydı. Çok özel bir akşamdı…”

 

“Eksiğimiz yok, fazlamız var ama bir türlü olmuyor”

Kıbrıs’ın kuzeyinde hakem olmak nasıl bir şey?

"Tanınmamış bir ülke olmak ve Avrupa’da maç oynatamamak kötü bir durum. Yıllarca mücadele verildi ama maalesef CONIFA ile yetinmek zorunda kaldık. Bu siyasi bir olay. CONIFA’da hem buradaki hem de Londra’daki organizasyonda görev aldım çok güzeldi.  Düşünün ki bir de Avrupa’da maç yönettiğinizde nasıl olur… Türkiye, güney ve Avrupa’daki hakemleri görüyoruz. Hiçbir eksiğimiz yok hatta fazlamız var ama maalesef kendi içimizdeyiz, dışarıya çıkamıyorsunuz. Başka ülkede elbette ki hakemlik yapabilirsiniz ama burayla ilişkinizin olmaması lazım. O da imkânsız… Umarım olur da bir gün çözülür. Benim umudum yok açıkçası. Olmuyor bir türlü, sonuçta her şey denendi. Onun dışında kendi içimizdeki maddi imkânsızlık var. Her sene bir şey yapılıyor, üzerine konuluyor ama yeterli değil.”

Hakemliğe başladığınız 2000 yılıyla şimdiki ülke futbolu arasında nasıl bir kıyas yapabilirsiniz?

“O zamanlarda (2000 yılı) çim saha 2 veya 3 tane vardı. Daha sonra çim sahalar başladı. Çim saha demek güzel futbol demek. Yıllar geçtik sonra sahaların altyapıları biraz daha iyileştirildi, bu da futbola olumlu olarak yansıdı. Seyirciler daha bilinçli eskiye göre… Yıllar geçtik sonra tribün olayları da azaldı. Eskiden bir tek genç takım ve A takım varken, şu anda altyapı konusunda büyük bir ilerleme kaydedildi.”

 

Maçlarda yaşanan olaylar hakkında ne söylersiniz?

“Bunların önünü kesemezsiniz. Şu anda izlediğimiz Dünya Kupası organizasyonunda bile bunları görebiliyoruz. Geçmişe göre çok azalmış durumdadır. Verilen cezalar da etkili oluyor. Cezalar da yeterli değil, ama eskiye göre daha caydırıcı.”

 

“Önüne geçemezsiniz, hatalar olacak”

Bir hakem, hatası sonucu maça etki ediyorsa, o hakemin ruh hali nasıl olur?

“Tabii ki çok hata yaptık. Hakemlik yapıyorsanız, bu işten kaçışınız yoktur. Dünya Kupası’nda bir maçta son dakika bir penaltı pozisyonu oldu. VAR orta hakemi çağırdı. Hakem 4 dakika o pozisyonu izledi, karar verdi. Ne isterse yapılsın bu işin sonu yok. 8 tane kamera da konulsa, VAR sistemi de gelse, VAR’ın başındaki de bir insandır. O da hata yapacak. Maçın içinde aynı pozisyonun tekrarını göremiyoruz. Maçtan sonra mutlaka izleriz, eğer gerçekten bir hata yapıyorsak mutlaka etkileniriz ama geriye de dönemeyiz. Onu unutmak zorundasınız. Eğer unutmazsanız, ilerleyemezsiniz. Önemli olan o hataya takılıp, sonraki haftalarda hatalarınızdan ders çıkarmaktır.”

“Sayı artmalı”

Son dönemde kadın hakem sayımız da arttı, kadın futboluna da yöneldik. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

“Çok olumlu bir gelişme. Şu anda 20’ye yakın kadın hakemimiz var. Bunların içinde 5-6 tanesi alt liglerden başlayarak orta hakemlik yapabilecek seviyeye erişecek. Süper Lig’de orta hakemlik yapan Sabriye arkadaşımız var. Şu anda ara verdi. Dediğim gibi çok olumlu bir şey. Kesinlikle şans verilmesi ve sayının da artırılması gerekiyor. Sahalarımızdaki olayların da önlenmesi, seyircilerin biraz daha sakin olabilmesi açısından da önemli olduğunu düşünüyorum.”

RÖPORTAJ Haberleri

“Büyük arenalarda ülkemi temsil etmek istiyorum”
“Milli formayla kupa kazanmanın ayrı bir gururu var”
“Harika ve unutulmaz bir sezondu…”
“Şampiyon takımda Yusuf Kondoz ismi de olmalı”
“Türkiye, Kıbrıs’taki sporu daha fazla takip etmeli”