Açılımın vakti geldi (geçti de)

Serkan Soyalan

            O, henüz 16 yaşında genç bir yetenek.

            Gönyeli-Hamitköy maçında, sırtında kırmızı-beyazlı formasıyla 75. dakikada oyuna girerek, ilk A takım deneyimini yaşamış ve adını ligde forma giyen en genç oyuncu olarak yazdırmıştı.  

            Gönyeli’nin genç yıldızı Dennis Faik Korgan o anı şu sözlerle anlatıyor; “75’inci dakikada oyuna giriyordum ve çok heyecanlıydım. O duyguyu unutamam. Oyuna girip orta sahada güzel performans göstermiştim. Takımım gerideydi. Bir pozisyon oldu, ceza sahasının önündeydi top. Ben de vurdum, az farkla dışarı çıkmıştı. İlk golümü atıyordum, ama olmadı. O maçtaki atmosfer çok hoşuma gitmişti. Zor ve nabız yüksekti. Bu atmosferde oynamak çok zor ve keyif vericiydi.”

***

            Futbolun kendisi için “her şey” demek olduğunu söylüyor genç futbolcu.

            Hepimiz için de ilk başlarda öyle olmamış mıydı ilk başlarda?

            Hayatımızdı futbol, nefesimizdi, heyecanımızdı. Onunla yatıp, onunla kalkıyorduk. Maç öncesi akşam, kramponlarımızı temizler, boyar ertesi güne hazırlardık. Aynı şekilde kemikliklerimizi, çoraplarımızı, eşofmanlarımızı, formalarımızı… Bazen uykularımız kaçar, maçı gece düşlerde yaşardık. Yememize, içmemize dikkat ederdik.

            Sonrasında zaman ilerledikçe, bazı ülke gerçekleri ile yüzleşince, yavaş yavaş yaşamın temel gereksinimleri ön plana çıkıyor ve o çok sevdiğimiz, kendimizden verdiğimiz, fedakarlıklar gösterdiğimiz sporumuz istemeye istemeye ikinci plana itiliyor. Keşke böyle olmasa…

***

            “Ülke futbolumuzun en büyük sorunu nedir?” diye sordu 26 Nisan 2021 tarihli Yenidüzen’de bizim acar muhabirimiz Hüseyin Özbarışcı.

            Aldığı yanıt, “Liglerimizin Avrupa’ya açılamaması”.

            Kısa, net ve açık.

            Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden dolayı, başarılı sporcularımız bir türlü, dışarıya açılamazken, kendi içine hapsolmuş bir şekilde sezonları geçerken, geriye dönüp baktıklarında sadece yerelde kalan başarılarını saklıyorlar, dağarcıklarında anı niyetine. Bunun da ötesine geçemiyorlar.

            Bazı futbolcularımız, belirli zaman dilimlerinde Türkiye’deki BAL takımlarına giderek, şanslarını denerlerken, günün sonunda da yine yolları bizim buralara çıkıyor ve takımlarımızda ter döküyorlar. Ancak artık bu insanlık ayıbı, çözümsüzlük aşılmalı ve tüm alanlarda ve sektörlerde olduğu gibi, sporumuzun da önü açılmalı. Hem de sadece futbolun da değil. Tüm branşların.

            Yeterince yitip gitti nesiller, bu kadarı yeter. Bari bundan sonrası için, önümüz açılsın. Dennis’leri dünya arenasında görelim. Göğsümüzü kabartsınlar…

GELECEĞİN KRAMPONLARI YAZI DİZİSİNİN KONUĞU OLAN DENNİS FAİK KORGAN'IN RÖPORTAJI İÇİN TIKLAYINIZ...