Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

16 Ocak 1988 yazısı

A+A-

Ocak ayındayız... Ve her Ocak ayında aklım 1988 yılına kayar. İçe kapalı futbolumuz için en önemli tarihlerden biridir 16 Ocak 1988...

***

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 1983 yılında ilan edilmesiyle birlikte, sporumuza ve sporcularımıza uygulanan kabul edilemez ambargolar, üzerimize yapışıp kalırken, Türkiye’nin köklü kulüplerinden Gençlerbirliği, İlhan Cavcav başkanlığında, ateşten bir gömlek giyerek, bu ambargoları deler, Kıbrıs’a gelir ve Girne’de Türk Ocağı ile bir dostluk maçı yapar.

***

Günümüzde Mete Adanır Stadı olan, dönemin 20 Temmuz Stadı’nın çimlerine, Gençlerbirliği’nin çıkması, “OLMAZ”, “OLAMAZ” denilendi. Ancak FIFA’ya yapılan dış itirazlar ve uyarılar karşısında, “Biz her şeye hazırız” diyen Cavcav, Gençlerbirliği’ni sahaya çıkardı ve hıncahınç dolu tribünler ve o tribünlerden yükselen tezahüratlar eşliğinde maçın oynanmasını sağladı.

Bu müsabaka, bir dostluk maçından öteydi.

Sporu ve sporcuyu yasaklayan bir zihniyete karşı atılmış büyük bir adımdı. Hepsinden önemlisi tüm tehditlere rağmen bir ses çıkarmaydı.

56902168-55aa-4d4b-9ec7-4febbd00a378.jpg

Kıbrıs Türk futbolunun yalnızlaşması karşısında Ankara’dan yükselen bir kararlı sesti İlhan Cavcav’ınki.

Sonrası geldi mi?

Gelmedi... Gelemedi...

***

Gençlerbirliği için bu karşılaşmanın ardından, cezalar gündeme geldi. Avrupa Kupaları kapıları geçici süreliğine kapandı.

Hatta dönemin Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Halim Çobanlı da bu karşılamanın oynanmaması gerektiğini, Gençlerbirliği’nin ve Türk futbolunun ceza alabileceğini söylemişti.

Ancak Kıbrıs Türk sporunun sesini tüm dünyaya duyurmak için kararlı bir yola çıkmıştı Gençlerbirliği.

***

Maçın ardından beklenen oldu ve K.O.P., Türkiye Futbol Federasyonu ve Gençlerbirliği’ni FIFA ve UEFA’ya şikayet etti, cezalandırılmasını istedi.

Ceza gündeme gelince basına açıklamalarda bulunan İlhan Cavcav, “FIFA’ya beş kuruş bile ceza vermeyiz” çıkışını yapmış, ceza  verilmesini sert bir dille eleştirmişti.

Cavcav açıklamasının devamında, “Bu kuruluşun vereceği herhangi bir cezayı kabul etmiyoruz. Beş kuruş dahi ödemeyeceğiz. Gerekirse Lahey Adalet Divanı’na başvurarak hakkımızı arayacağız. FIFA’nın verdiği her karar doğru mu?” diye de sitemini dile getirmişti.

***

Maçın ve cezaların ardından Türkiye’de mücadele veren yabancı antrenör ve futbolcular da bir açıklama yayımlayarak, Gençlerbirliği’ne ceza verilmesini eleştirmişler, spora politika karıştırılmaması gerektiğine vurgu yapmışlardı.

Beşiktaş’ın efsane teknik direktörlerinden Gordon Milne, yaptığı açıklamada, “Futbolun politikayla ilgisi yok. Dünyanın her yerinde futbol aynıdır. Spor amacıyla yapıldığı için kasıt olduğunu sanmıyorum” demişti.

***

Bu maç oynandı ve çok büyük bir ses çıkarttı... Spor kamuoyunda geniş bir yankı bıraktı.

Sonraki yıllarda, gelen giden olmadı buralara...

Bizler Türkiye takımlarını Kıbrıs’ın güneyinde izledik. İçimiz buruk, yüreğimiz sızıntılı...

***

Girne’de başlama vuruşunu İlhan Cavcav’ın yaptığı maçın sonucu ne oldu diye merak edenler için de yazalım;

Türk Ocağı Limasol:0-Gençlerbirliği:2

Ya da diğer bir deyişle, Spor Ambargoları:0-Gençlerbirliği:1

Bu yazı toplam 288 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar