Yeter dediler

Nezihi Beyaz

Mesarya takımının T. Ocağı’nı farklı yenmesi hiç de sürpriz olmadı. İsteseler, Mustafa Yaşınses’in dördüncü golünden sonra değişikliklere gitmez, farkı çoğaltabilirlerdi. İstemediler; arka arkaya yapılan oyuncu değişiklikleri ile farkı korumayı amaçladılar.

T. Ocağı’nın her zamanki sorunu bu maçta da nüksetti. Takım gol atmakta zorlanıyor, çünkü hava toplarında etkili ve rakip savunmayı zorlayacak güçte pivot bir santraforu yok. Dolayısıyla, ya kanatlardan gelerek bu karşılaşmada olduğu gibi savunma hatasından gol atacaklar, ya da Ertaç’ın duran veya uzaktan çektiği şutlarla gol yapacaklar. Haliyle bu da her maçta olmuyor.

Bilal, savunmanın sigortası ama zaman zaman O da hata yapabiliyor. Mahmut, sağ bekte oynarken sol beke geçtiği dakikalarda şansız bir vuruşla kendi kalesine gol atınca adeta yıkıldı. Neyse ki, Mesarya savunması bir hava topuna müdahale edemedi de, top önüne düşen Sassi yakın mesafeden T. Ocağının tek golünü atabildi. Sassi, yabancı olarak etkili bir transfer değil. Kendini göstermek için topla fazla oynuyor ama kaptırarak rakip ataklarına neden oluyor.

Yusuf’un yerine forvette oynatılan Ümit, çalışkan bir futbolcu; ancak fizik kapasitesi zayıf. Boyunun kısalığı da hava toplarında etkili olmasına engel oluyor.

Gol yollarında sıkıntı yaşayan T. Ocağı, orta sahada oynayan futbolcuların deneyimsizliği nedeniyle kaliteli futbolculara sahip takımlar karşısında çok zorlanıyorlar. Mesarya takımında da bu futbolcular bolca olduğu için savunma ile birlikte onlar da çok zorlandı. Kaleci Hüseyin özellikle ikinci yarıda mutlak gollük şutları çıkarmasa fark daha da büyük olurdu.

Mesarya, kanatları iyi kullandığı gibi, ortadan da rakibi delebilecek oyunculara sahip bir takım. İbrahim Çıdamlı, takımın oyun kurucusu gibi; sahanın her yerinde geziniyor ve adrese teslim paslarla takımın hücum gücünü artırıyor. Mustafa Yaşınses, oynamak istediğinde zevkle izlenen bir futbolcu. Teknik kapasitesi çok yüksek, futbol zekası üst düzeyde. Attığı iki gol dışında, verdiği paslar ve kaleye çektiği şutlar harika idi.

Kanat akınlarında, Salahi ile Debouto da onlara katılınca, keyif zevki yüksek bir maç izlettiler bize.

Hakem Ferhat Tuna, önemli bir hata yapmadı ama ikinci yarıda Mesarya akınında T. Ocağı’nın faulünde oyunu durdurmak yerine, avantaja bırakmaması hata idi. Mesarya futbolcusu, bu faule rağmen topla Ocak kalesine yaklaşmış ve teke tek kalma şansı yakalamıştı. Üstelik çaldığı düdük sonrası kart da göstermedi, yani oyunu durdurması gerekmiyordu.

İkinci yardımcı da, ilk yarıda Mesarya futbolcusu henüz topa hamle yapmadan ofsayt bayrağını çekti. “Bekle-Gör” için tam örnek bir pozisyondu. Sanırım heyecandan acele etti.