Tarihi fark kaçtı

Recep Özkamalı

Bugün, Karadağ tarihi günlerinden birini yaşadı. Şampiyonluk yarışı içinde olan Çetinkaya Lefke’ye galibiyet için geldi. Form grafiğini her geçen hafta yükselten Lefke ise dar kadrosuna rağmen maça mutlak galibiyet parolasıyla çıktı. Her iki takımın da istekli oyunu seyir zevki yüksek bir maç izlememizi sağladı. Hatta son zamanlarda izlediğim en zevkli maç olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Skor kimseyi kandırmasın çünkü  temposu yüksek bir maç oldu. Lefke, güçlü Çetinkaya karşısında çok kişilikli bir oyun ortaya koyarak korkmadan rakibinin üstüne gitti. Golsüz geçen ilk yarıda topu ayağına alan Lefke, isabetli paslarla Çetinkaya yarı alanına inerek etkili olmaya çalıştı. Savunmada ise oldukça dikkatliydi. Kasım fizik kurallarına aykırı bir vuruşla bir metreden topu üstten dışarı atmasa, bundan başka Burak kısa mesafeden kaleciye nişanlamasa Lefke ilk yarı sonunda içeriye iki farklı önde girecekti. İlk yarıda genel olarak oyunu daha çok domine eden tarafın Lefke olduğunu söylemek yanlış olmaz. İkinci yarı Lefke yaptığı ilk kademe hatasında kalesinde golü gördü. Çetinkaya futbolcusu Solomon Lefke golcülerine adeta ‘fırsatı buldun mu atacaksın’ diyordu.

Lefkeli futbolcuların bu yıl ilk defa bu kadar yüksek bir konsantrasyonla oynadıklarını gördüm. Bunda itici güç seyircinin de etkili olduğu muhakkak. Keşke her maça gelip takımlarına destek olsalar. Golden sonra erken toparlanan Lefke Kasım’la daha zor pozisyonda beraberlik golünü bularak maça yine ortak oldu. Çetinkaya bir oyuncusunu çift sarı karttan kırmızı kartla kaybedince Lefke daha geniş alanlar bulmaya başladı. Şunu da söylemek lazım ki, Çetinkaya eksik kalmasına rağmen oyunu sete dönüştürerek beraberliğe yatmaya çalışmadı. Bu strateji tabi ki bazı riskleri de beraberinde getirdi. Çetinkaya’nın hücumda kaybettiği toplar Lefke’nin çabuk ayaklarıyla Lefke adına fırsatlara dönüştü. Direkten dönen toplar mı dersiniz, Burak ve Candy’nin attığı şutları mucizevi şekilde çıkaran kaleci Cenk’in kurtarışları mı dersiniz bilemem. Ne derseniz deyin ama galibiyeti kaçıran taraf kesinlikle Lefke’ydi. Tribünlerde seyirci “biz inandık siz de inanın” diyor. Rakip on kişi kalmış, oyuncular galibiyeti kovalarken Lefke yardımcı antrenörü sahadaki oyuncularına “geri gelin” diye bağırıyor. Buna şaşıran oyuncusu ona rakibin on kişi olduğunu hatırlatıyor. Seyirci inanmış sahadaki oyuncu inanmış ama belli ki yardımcı antrenör galibiyete inanmamış. Yazık...