Maç 43’te bitti

Çilen Ulusoy

Öyle anlar vardır ki her şeyi değiştirir. Maçın 43’üncü dakikası da Çetinkaya takımı için yaprak dökümünün başlangıcı oldu. O ana kadar skorda eşitlik vardı. Çetinkaya takımı daha diri görünen taraftı. Öyle ki Lefke takımının kendi evindeki o agresif oyununu arar oldum. Yokluğunu sorguladım. Fiziki eksiklik takımda baskı yönünde sıkıntı yaratır. Lefke o karakteristik özelliğinden uzaktı. Kaliteli pas yüzdesi düşük olunca top kayıpları yaptı. Rakibine pozisyon verdi. Özellikle orta alanda boş koşu yapan oyuncu olmayınca toplar savunmadan ileriye uzun atılmaya başlandı. Bu düşünce tarzı da etkisiz oldu. Topu ilerde tutamadı. Allen’in merkezden çekilmesi o alanda sıkıntı yarattı. Peki Allen stoper mevkiinde eksik mi kaldı? Hayır. Orda da son derece başarılıydı. Ancak zorunlu değişiklikten sonra U21’e takılan Lefke Mehmet Volkan’ı sol beke alıp Rahmi’yi merkeze itti. Bu da bir alternatifti. Rahmi’nin daha önce stoper mevkiindeki başarılı oyunu düşünüldüğünde Rahmi stoper, Allen merkezde acaba daha iyi olabilir miydi? Allen’in agresif oyunu o bölgede takımın daha etkili olmasını sağlar mıydı? Yoksa, savunmada yokluğu sıkıntı mı yaratırdı?

Bütün bu acabalar düşünülürken Çetinkaya takımı kendi iyi gidişine noktayı koydu. İşte maçın kırılma noktası o anda yaşandı. Tecrübeli oyuncu Serkan öyle bir hata yaptı ki kendisi bile inanamadı. Topu kalecisine vermeye çalışırken kısa düşen top Yılmaz’ın önünde kaldı. Ve maçı koparan hamleyi yaptı. Bu golde, futbolcu için “çevre kontrolü”nün ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Serkan eğer çevre kontrolünü yapmış olsaydı Yılmaz’ın orda olduğunu görecekti. Topu kaleciye vermek yerine uzaklaştıracaktı. Veya pasın şiddetini ayarlayıp Yılmaz’ın araya girip topu almasına müsaade etmeyecekti. Tabi bu golün oluşmasında önsezi ve top takibinin önemi de göz ardı edilmemeli.

Çetinkaya şoku üzerinden atamadan soyunma odasına gitti. Ama belli ki ikinci yarıya dönerken hala ne olduğunu akıllarından çıkarmış değildi futbolcular. Lefke takımının futbolcuları rakibinin bu şaşkınlığından iyi faydalandı ve oyunu koparmasını bildi. İkinci yarının ilk dakikalarında 3’üncü gol, hemen ardından da penaltı ve gol geldi. Bu da yetmedi Faye’nin kırmızı kartı. Zaten fark da açılınca Çetinkaya futbolcularının artık yapacak pek bir şeyi kalmamıştı.

Çetinkaya takımı fiziki olarak daha güçlü görünmesine rağmen bireysel hatalar skora yansıyan en büyük sorundu. Yediği beş golde özellikle savunmadaki ciddi hatalar dikkat çekti. Gerek adam paylaşımı, gerek kademe hataları, gerek kontrolsüz girişler takımın başına dert oldu.