Karşılaşmanın başlaması ile birlikte hızlı çıkışlar yaparak DTB’nin üzerine gelen Yenicami için “doğrusunu yapıyor, çekilirse fark yer” diye düşünürken, bu baskı sadece beş dakika sürdü, Doğan sazı eline aldı ve tek kale oynamaya başladı.
Doğan hücumlarında yedi kişi ile ceza sahası içinde yer alan ve orta sahada sadece Derviş ve Elvis’i bulunduran Yenicami, ileride sadece Miracle ile gol arama mucizesi yaratmaya kalkınca, elbette başarılı olamazdı. O olanağı MTG karşısında denediler ve şansları yaver gitti. Ama “Papaz her zaman pilav yemez” diye bir söz var. Genellikle de kendini hatırlatır bu deyim.
Elbette savunmada kapanarak topu kazandığınızda hızla çıkar ve geçiş hücumları ile golü bulabilirsiniz ama bunu becerebilmeniz için; kalecinizin refleksleri çok iyi olmalı, savunmanız kanat akınlarında ve ortadan delmek istediğinde kademeye girerek geçişleri önleme başarısını gösterebilmeli. Ayrıca orta sahadaki futbolcularınız, ileride top bekleyen arkadaşlarına hızla topu kazandırabilmeli.
E…., Yenicami de böyle futbolcular yok denecek kadar az. Kaleci İdris, gelen topları tutamıyor, ayrıca yer almada da başarılı değil. Savunmada rakibi durdurma becerileri olan futbolcu sayısı az. Orta sahada oynayan iki futbolcu da ayağa top vermede başarısız. Bu futbolcularla nasıl başaracaksınız; gol yemeden, hızlı bir geçişte gol atabilmeyi? Haliyle bunları yapabilecek futbolculara sahip olamayınca ve iyi bir kadroya sahip rakiple oynayınca fark yemeniz çok normal olay sayılıyor.
Zaten, Yenicami DTB’nin rakibi değil. Emin olun, açık bir futbolu tercih etselerdi hem taraftarlarını memnun ederlerdi hem de bu kadar gol yemezlerdi. Bunu da 4 farklı mağlubiyetin hemen arkasından 54’de yapılan değişikliklerden sonra gördük. Muhammed, Musa, geçen hafta sakatlandığı için oyundan çıkan Hüseyin Arifoğlu, Asrın ve sonra da Celal girdikten sonra normal dizilişe geçen Yenicami, DTB karşısında kafa kafaya mücadele etmeye başladı. En azından savunmadan top çıkardı, sağ kanattan Celal ve Hüseyin ile toplar getirdiler ve Musa ve Miracle’ı pozisyonlara soktular.
Doğan Erhun’la erken golü bulduktan sonra sürekli gol için rakip sahaya geldi. Babacar, Muhittin, Erhun ve Diaby ile pozisyonlar buldular. Daha çok atabilirlerdi ama savunmanın çok adamla kapanması nedeniyle uzun toplar gönderdiler, bu topların çoğu da savunmanın arkasında eridi.
Doğan da tüm futbolcular iyi oynadılar. Sanırım kenar yönetiminin en çok beğendiği de farka rağmen oyundan kopmadan golleri kovalamaları oldu. Düşünün savunmanın sağında oynayan Emre üç gole imza atan Muhittin’e yaptığı asistlerle onun yıldız olmasını sağladı. Muhittin’in her golünden sonra arkadaşlarının Emre’ye koşmalarının ve tebrik etmelerin nedeni de buydu.