“Futbol hep birinci önceliğim oldu”

32 yıllık futbol hayatında birçok olaya tanıklık eden ve kramponlarını astığını açıklayan Ertan Bulut düşüncelerini aktardı, “Futbol, işim ve ailem gibi hep birinci önceliğim oldu. İşimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım” dedi.

Hüseyin ÖZBARIŞCI

32 yıllık futbol yaşantısına birçok şampiyonluk ve başarı sığdıran ve geçtiğimiz günlerde kramponlarını astığını açıklayan Ertan Bulut, hayatında futbolu hep birinci planda tuttuğunu söyledi. Bunca yılda antrenman kaçırma sayısının 5’i geçmediğini dile getiren başarılı futbolcu, işini hep en iyi şekilde yapmaya çalıştığını dile getirdi.

YENİDÜZEN ve SPORYENİ’nin ödüllü röportaj serisi SPORUN İZİNDE yazı dizisinin bu haftaki konuğu olan Ertan Bulut, oğluyla oynamanın hep bir hayali olduğunu ve bu hayalini gerçekleştirdiğini de söyleyerek, “Bu duygu 32 yıllık kariyerimde yaşadığım şampiyonlukların en üstündedir” dedi.

Bundan sonraki süreçte futboldan kopamayacağını dile getiren Bulut, uzun yıllar boyunca teknik direktörlük yapmak istediğini söyledi.

Kendi kariyerinin yanı sıra ülke futbolu hakkında konuşan eski futbolcu, özellikle ülke futbolunun çok sorunları olduğunu ve bu sorunları giderebilmek için çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.


“32 yıllık sürede 5 kez antrenman kaçırmadım”

Uzun bir futbol kariyeriniz oldu. Sizin için nasıl bir serüvendi düşüncelerinizi alabilir miyim?

“Futbola 1993-94 sezonunda köyüm Boğaziçi’nde BTM 2. Lig’de başladım. O dönemde 1. Lig, 2. Lig, 3. Lig, BTM 1 ve 2. Lig vardı. 1997-98 sezonunda Gençler Birliği’ne transfer oldum. 1997’den başlayan bu lig serüveni 2026 yılında son buldu. Bu süreçte 9-10 takımda forma giydim. 3 Süper Lig şampiyonluğu, 2 1. Lig şampiyonluğu yaşadım. Gençler Birliği’nde 3 kez bir üst lige terfi başarısı gösterdim. Cihangir’de kupa şampiyonluğum, Çetinkaya, Mormenekşe ve Gençler Birliği’nde 1. Lig şampiyonluklarım var. Çok severek, isteyerek bu oyunu oynadım. Futbol, işim ve ailem gibi hep birinci önceliğim oldu. 32 yıllık sürek sürede belki de 5 kez antrenman kaçırmamışımdır. İşimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Hep bir sorumlulukla futbolu oynadım. Kariyerim boyunca çok insanlar tanıdım, keyifli ortamlarda bulundum. Futbolun güzel tarafları tanıdığınız insanlar, yaşadığınız sevinçler, hüzünler. Hepsinin ayrı bir değeri, ayrı bir güzelliği var. Ne mutlu ki bu kadar yıl bu işin içerisinde var olabildim. Bu yönden çok şanslıyım. Ailemizin de bunda büyük bir katkısı var. Onlara da ayrıca teşekkür ederim.”


“Bu duygu, yaşadığım şampiyonlukların bile en üstünde…”

Oğlunuzla maça çıkma fırsatınız oldu, o anlar bir baba için nasıl bir duyguydu?

“Oğlumla oynamak inanılmaz bir mutluluk. Çok nadir nasip olacak bir durum. Bu bir hayaldi, çok şükür ki gerçekleştirdim. 3 yıl aynı takımda forma giydik. Aynı antrenmanı yapmak, aynı maçta mücadele edebilmek, aynı heyecanı yaşamak, aynı sevince ortak olmak inanılmaz güzeldi. Bu duygu 32 yıllık kariyerimde yaşadığım şampiyonlukların en üstündedir.” 

Ertan Bulut’un bundan sonraki hedefi nedir, yine futbolun içinde olacak mısınız?

“Futboldan kopamam çünkü ciddi anlamda çok seviyorum. Teknik direktör olarak görev yapma düşüncesindeyim. İnşallah uzun yıllar boyunca bu görevi yapma şansım olur.”


“Önünüz karanlıksa mesafe kat edebilmek kolay değil”

Size göre ülke futbolunun en büyük sorunu nedir, neler yapılmalı?

“Ambargolar altında eziliyor olmamız en büyük sıkıntı. Çünkü daha iyi ve daha fazlasını yapabilmek adına gün geliyor bir yerde tıkanıyoruz. ‘Daha iyisini yapsak ne olacak?’ sorusu bir yerde önümüze çıktığında bizleri sıkıntıya sokuyor. Bunu aşabilmek adına yapabilecek birçok şey var. Tabii bu futbolcuların veya hocaların elinde olan bir şey değil. Siyasi sıkıntılar var. Türkiye Futbol Federasyonu ile iş birliği içerisinde olunmalı. Burada oynayan oyuncuların, Türkiye’de daha rahat oynayabilme imkânı sayabilmek futbolcuların önünü açacaktır. Önünüz karanlıksa mesafe kat edebilmek hiç kolay değil. Bunun dışında başka sorunlarımız da var. Birçok konuda yaşanan ekonomik sıkıntılar da var. Birçok iş insanı kulüplere yatırım yapıyor onlara da teşekkür etmemiz lazım. Devletin katkısı çok kez tartışıldı bana göre yetersiz. Daha fazla katkı koymalı. Bunla ilgili ayrılan bir fon var ama ben bunların yeterinde spor için kullanılmadığını düşünenlerdenim. Küçücük adada hepimizin hafta sonunu merakla beklediği bir futbol var. Bunun değerini bilmemiz gerekir. Umarım hükümet politikalarında spora daha fazla bütçeler ayrılır. Son yıllarda kulüplerin ekonomik yönden büyük sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Bana göre devlet katkısı daha çok olması, Spor Yasası için geçmesi gerekiyor. Onun dışında sahalarımızda zeminlerimiz kötü olmasa da birçok sahada düzgün bir soyunma odası, tuvalet yok. Bunlar da futbolumuzun acı gerçekleridir. Maçtan sonra bir oyuncu banyo yapıp evine gidemiyor. Eksiklerimiz çok var ama çözmek için ne kadar niyetimiz var o da şüpheli.”

Ertan Bulut, gençlere başarılı olabilmeleri için nasıl önerilerde bulunur?

“Herkesin yaptığı işi en iyi şekilde yapabilmeli. Gençler bu işe zaman ayırmalı, hayatına dikkat etmeli. Mesela iyi uyku düzeni, iyi beslenme, düzenli çalışmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. İşini sahiplenebilme, bulunduğu takımı, bulunduğu formayı sahiplenmek bence çok önemli ve çok değerli.”


“Büyük bir başarıydı, sürekliliği olmalı”

Milli takımdan Haziran’da gururlandıran bir başarı geldi, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

“Milli takımda oynamak önemli ve değerlendir bence. Bu başarı da özeldi. Tüm oyuncu arkadaşlarımızı ve hocalarımızı tekrardan kutlarım. Keşke bu sürekliliği olabilen bir durum olsa. Hem milli heyecanı yaşamak hem oyuncuları milli takıma gidebilme adına motivasyon artması adına çok önemli olurdu. Umarım sürekli bu gibi milli maçlar olur. Günün sonunda kimlerle oynadığımızın bana göre hiçbir önemi yok. Ne isterse olsun bizler de ambargolar altında ezilen bir toplumuz. Yıllardır onun altında ezildik.”

RÖPORTAJ Haberleri

“Veda etmek hiç kolay olmadı”
“Futbolda iz bırakmak istiyorum”
“Hedefim on saniyenin altı ve olimpiyatlar”
“Tesislere yatırım yapılmaması, kaliteyi çok etkiliyor”
“Kıbrıs’ta kemeri kazanan üçüncü kişiyim”