Çocuklar hareketsiz yaşıyor

Serkan Soyalan

Önceki gün yazmıştım, “Geçmişe Özlem” başlığıyla, sokaklarda, saatlerce süren çocukluk oyunlarımızı. Okullar tatilseydi hele, sabah başlar, hava kararıncaya kadar devam ederdi. Basketboldan yorulunca futbola, futboldan sıkılınca bisiklete atlardık.

            Şimdiki çocuklara bakıyorum da, bizim o oynadığımız oyunlarımızın, kenarından bile geçmiyorlar. Bunda bizlerin de büyük katkısı var, ki bunu kendi kızımdan biliyorum. Toprağın damaktaki tadını almadan büyüyorlar (-ne yazık ki!).

            Halbuki ben onun yaşındayken, sokaktan eve girmezdim. Hatta ilk kırılan kemiğimi de zangalak ağacından düşerek, o yaşlarda yaşamış, kolumu sakatlamıştım. Sakatlanmadan değildi marazım, mahalle arası maçlarından uzak kalacağımdandı. En çok da onun için ağlamıştım.

            O kir, o çamur, o pas çok daha güzeldi, şimdikilere bakınca…

 

***

            Lancet Tıp Dergisi de 2020’nin Mayıs sayısında bir araştırma yayımlayarak, 1,6 milyon çocuğun 2001 – 2016 arasında günlük bedensel hareketlerini kararlaştırdı.

            Verilere baktığımızda yukarıda yazdıklarımızın, bilimsel raporlara nasıl yansıdığını daha net görüyoruz.

            Dünya ortalaması olarak kız çocuklarının yüzde 85’inin, erkek çocuklarının ise yüzde 78’inin yeterince fiziksel aktivitede bulunmadıkları tespit edildi.

            Araştırmada, dört ülke dışında erkek çocuklarının kız çocuklarından daha aktif oldukları da görüldü.

           

***

            Bu veriler ışığında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de bir açıklama yayımladı ve “Hareketsizlik, çocukların sağlığının yanı sıra beyinsel gelişimini ve sosyal becerilerini de olumsuz etkiliyor” dedi ve ekledi: “Günde bir saat fiziksel egzersiz yapma yönündeki tavsiyesinin hayata geçirilmemesi, zengin ülkelerde olduğu kadar yoksul ülkelerde de önemli bir sorun olarak görülüyor.”

 

***

            Dünya Sağlık Örgütü, egzersiz azlığının evrensel bir sorun olduğunu vurgularken, aktivite seviyesi diğer ülkelere nispeten daha yüksek olan Bangladeş’te bile çocukların yüzde 66’sının günde 1 saat egzersiz tavsiyesini yerine getirmiyor.

           

***

            Peki araştırma sonuçlarına göre en az aktif olanlar?

            Filipinler’de yüzde 93 ile erkek çocuklar, Güney Kore’de yüzde 97 ile kız çocuklar.

 

***

            İngiltere ve Türkiye’de durum ne?

            İngiltere’de erkek çocukların yüzde 75’i, kız çocukların ise yüzde 85’i yeterince aktif değil.

            Türkiye’de de veriler pek iç açıcı değil.

            Fiziksel aktivitede bulunmayan çocukların oranı 2001’de yüzde 82, 2016’da ise yüzde 81 olarak tespit edildi.

***

            Bir de egzersizin tanımını yapalım.

            Kalbin daha hızlı atmasına ve akciğerlerin daha sıkı çalışmasına yol açan her tür etkinlik egzersiz olarak değerlendiriliyor. Koşma, bisiklet sürme, yüzme, futbol, zıplama, ip atlama, jimnastik gibi.

           

***

            Son olarak şunu da belirtelim, (yine uzmanların Lancet dergisinde aktardıklarından yola çıkarak) kısa ve uzun vadeli sağlık açısından egzersiz büyük önem taşıyor. Kısa vadede egzersiz, kalp, akciğer, kemik ve kas sağlığının yanı sıra düşük kilo ve ruh sağlığına da iyi geliyor.

            Ergenlikte aktif olan kişilerin, yetişkin olduklarında da aktif olma ihtimalinin daha yüksek olduğu belirtiliyor.

            Ömür boyu aktif olan kişilerde ise kalp krizinden, felce ve tip 2 diyabete kadar birçok hastalık riski azalıyor.

            Uzmanlar, fiziksel aktivitenin beyin gelişimi açısından da önemli olduğuna, aktif kişilerin bilişsel fonksiyonları, öğrenme ve sosyalleşme becerilerinin daha gelişkin olduğuna dikkat çekiyor.

 

***

            Dünya Sağlık Örgütü adına raporu hazırlayan Leanne Riley’in açıklamasının satır başları ile noktalayalım yazımızı.

            “Fiziksel aktivite düzeyinin bu derece düşük olması, akademik başarıya fiziksel performanstan daha fazla önem veriliyor.

            Bu yaştaki çocuk ve gençler derslerine, sınavlara çok çalışmaya teşvik ediliyor. Çocuklar uzun saatler boyunca okuldaki derslerde veya ödev yaparken oturuyorlar, daha aktif olmaları için fırsat verilmiyor. Uzmanlara göre, spor aktivitelerinin ucuz, güvenli ve erişilebilir olması da önemli bir etken.

            Yolların yeterince güvenli olmaması okula veya başka bir yere yürüyerek veya bisikletle gitme ihtimalini azaltıyor.

            Bir diğer faktör ise ‘dijital oyun’ olgusu: Telefon, tablet veya bilgisayarda oyun ve eğlence imkanı, dışarıda fiziksel aktiviteye tercih edilebiliyor.”