Cihangir’den geleceğe dev bir adım

Serkan Soyalan

Cihangir’de altyapıya yönelik yoğun çalışma ve ilgi devam ediyor. Bu yönde 2019’da hayat bulan Cihangir Futbol Okulu bünyesinde barındırdığı minik kramponlarla gelecek adına umut vaat ediyor.

Altyapı koordinatörü olarak görev yapan Hüseyin Kızmazoğlu’nun yanında 4 antrenör ve 1 kaleci antrenörü görev alıyor. Öncelikli amacın çocukların sportif faaliyetlerdeki gelişimini sağlamak olarak hedeflenirken, bunlara ek olarak da minik sporcuların eğitimsel geleceğine de katkı koymak olduğu vurgulandı.

Şuna da bir vurgu yapmakta yarar var, Cihangir Futbol Okulu bu minik kramponları sadece yeşil sahalarda iyi bir performans almak için yetiştirmiyor. Çocukların beslenmesinden, sosyal gelişimine, kültürel gelişimlerinden, okuldaki eğitimlerine kadar her şeyleriyle de uzmanların desteğiyle ilgileniliyor.

Kutlamak lazım, takdir etmek lazım… En önemlisi de gelecek adına heyecanlanmak lazım…

 


 

            Doğu Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi Umut Nalbant, Kıbrıs’tan Ahmet Özyaşar’a konuştu, önceki gün ve içinden geçmekte olduğumuz bu günlerde sporda inovasyonun önemine vurgu yaptı.

            Bilindiği üzere spor artık ekonomik çarkları da döndüren büyük bir sektör haline gelmiştir. Pazarlama, finans, iletişim, turizm, tesis yönetimi ve etkinlik yönetimi gibi alt disiplinleri olan bir multidisipliner alan olarak görülmektedir.

            Nalbant, dünyada küresel spor sektörünün 1.3 trilyon dolar gibi dev bir rakama ulaştığını, bu rakam içerisinde büyük devletlerden olan ABD’de spor sektörünün 520 milyar dolar gibi rakamlara çıktığını 38 milyar dolar gibi bir rakamın da reklamlara ayrıldığını vurguladı. Tüm bu rakamlar bu sektörün ne kadar büyük rakamlarda oynadığını gösteriyor.

            Sporda inovasyonda başarı ve performansın belirlenmesinde 3 analiz tipi kullanıldığını belirten Nalbant bunları; “Çevresel, organizasyonel ve yönetimsel faktörler” olarak sıraladı.

            Çevresel faktörler içerisinde kültürel, ekonomik, politik ve sosyal konular değişimi etkilemektedir. ,

Organizasyonel etkenler içerisinde risk alma ve var olma davranışı değiştirmeye istekli olma konularına odaklanılır.

Yönetimsel faktörlerde ise yöneticilerin sahip olması gereken özellikler liderlik, ileri görüşlü olma ve çalışanları motive etmedir.

            Ürün inovasyonu konusunda da konuşan Nalbant, “Ürün inovasyonu, performansı artıran yeni ekipman veya kıyafetlerin geliştirilmesi olarak yorumlanabilir, yüzme branşında sürtünmeyi azaltan mayoların geliştirilmesiyle bir çok rekorların kırılması ürün inovasyonuna örnek olarak verilebilir” dedi.

            Dünya’da birçok yerde inovasyon çalışmaları devam ederken, biz de ülkemizde bu yönde adımlar atmalıyız. Tabii bu yatırımları yapmadan devlet yetkililerinin ülkemizin altyapısını güçlendirmesi ve bu gelişmelere olanak tanıması gerekmektedir. Sonrasında da iş, bu yönde çalışmalar yürüten ve çağı yakalamak ve sporumuzu daha yukarılara çıkarmak için çalışmalar yapacak uzmanlara kalmış.

 


 

            Zaman dayanışma zamanıdır, zaman güç koşulları beraberinde getiren bir zamandır. Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi koşullarından ancak toplumsal dayanışma ile çıkabiliriz.

            Bu yönde sporcularımız, yöneticilerimiz, kulüplerimiz, federasyonlarımız da elini taşın altına koyuyorlar ve ihtiyaçlı kesimlerin ihtiyaçlarını karşılamak adına maddi ve manevi katkılar sağlıyorlar.

            Maaşını ihtiyaçlı ailelere bağışlayan sporcular ve antrenörlerin yanında, spor kulübü lokalini ihtiyaçlı insanların sıcak bir aş alabilmesi için aşevine döndüren kulüplerimize çokça örneği sıralayabilirim buradan.

            Bu anlamda bir örneği de Darts Federasyonu’ndan aktarmak istiyorum. Okulların uzaktan eğitime geçtiği bu günlerde çocuklarımızın (yarınlarımızın / geleceğimizin) derslerine erişebilmesi açısından tableti olmayan çocuklara tablet bağışlarına devam ediyor dartsçılarımız.

            İçinden geçmekte olduğumuz bu zor günlerde, elini taşın altına koyan tüm kesimlere bir kez daha bu ülkenin bir yurttaşı olarak teşekkürü bir borç biliyorum. İyi ki varsınız…