Bekle ve vur

Haldun Oktay

Rakibine oranla daha az baskı ile oyuna başlayan hiç kuşkusuz Küçük Kaymaklı’ydı. Cihangir son haftalarda ciddi kayıplar yaşamış ve liderliği rakibine puan farkı ile vermişti.

Cihangir, haftalarca takım oyununu sahaya en iyi yansıtan takımdı. Bu sayede zirvede yerini almıştı.

Önce Mağusa Türk Gücü, sonrasında ise Çetinkaya mağlubiyeti.

Kısacası takımın ahengi, sihri bozulmuş, şifresi çözülmüştü.

Nazım Aktunç belli ki Cihangir’in kayıplarını iyi analiz etmiş ve oyun planını ona göre kurmuş.

Takım olarak savunma yapıp boş alan bırakmamış.

Marega’yı önde bastırıp, Debouto, Alpay ve Arda ile o alana destek vermiş. Bu bölümde rakibini oynatmamış ve pozisyon bulmuş.

Babacar tehdidine karşı kenarlar, bekler ve kanat oyuncularının doğru koşuları ile kapatılmış.

Bu kadar doğrunun olduğu bir yerde tek eksik sonuçlandırmada idi. Aslında futbolun olmazsa olmazı “SONUÇLANDIRMA” eksik kalmış. Ne kadar iyi oynarsan oyna, ne kadar doğru yaparsan yap sonuçlandırmada sorun yaşarsan asla galip gelemezsin.

 

Dört dakikada tüm planlar alt üst oldu

Cihangir, oyuna kötü başlamış olsa da önce Babacar-Meye iş birliği ile öne geçmeyi başardı. Hemen ardından ise Ali Öztürk’ün bireysel yeteneği ve oyun zekası sayesinde bir anda iki farklı öne geçti.

İyi oynarken gelen goller Küçük Kaymaklı’da adeta şok etkisi yarattı, takımın boyunu anlamsız bir şekilde uzatıldı. Bu sayede daha geniş alanda savunma yapmak zorunda kaldı. Cihangir daha rahat pas yapma imkanı buldu.

Küçük Kaymaklı tüm bu olumsuzluklara rağmen çok net gol pozisyonları buldu.

Soyunma odası dönüşü de bu durum değişmedi. Küçük Kaymaklı hızlı çıktığı zaman rakip kalede pozisyon buldu. Bu bölümde yine gol atma başarısı gösteremedi. Kısacası oyuna “Başlangıç sahnesini” bir defa daha izledik.

Artı ve eksilerini ortaya koyarak Küçük Kaymaklı’nın ön alan baskısı ile oyuna başladığından bahsetmiştim. Ama bu baskı işe yaramamış, soyunma odasına iki farkla gidilmiş.

Cihangir ikinci yarıda daha önde oynadı. Ama bu oyun şekli sayesinde geride boş alanlar bıraktı. Geri koşularda açıklar verdi sıkıntı yaşadı. Hızlı geçişlere cevap veremedi.

Bu noktada aklıma şu soru geldi. Acaba oyun planı “bekle ve vur” üzerine kurulsaydı farklı bir sonuç çıkar mıydı?